Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Seferihisar PTT kuyruğunda, toplumsal bir sabır sınavı

Seferihisar PTT’sinde yaşanan sistem arızası ve sıradaki gerilim, toplumsal tahammülsüzlüğü ve görünüş ile gerçeklik arasındaki farkı gözler önüne serdi.

Seferihisar PTT’sinde yaşanan sistem arızası ve sıradaki gerilim, toplumsal tahammülsüzlüğü

Haftanın Notu: Acelecilik Maskesi Altında Hazırlıksızlık

Dün Seferihisar PTT şubesine yolum düştüğünde, sıradan bir kargo işleminin küçük bir sosyolojik laboratuvara dönüşeceğini tahmin etmemiştim. Postanenin teknik sistemi arızalanmış, o bildiğimiz sıramatikler susmuştu. İçeride teknoloji devreden çıkınca, insan faktörü ve “bekleme kültürü”nün ham haliyle baş başa kaldık. Seferihisar’ın sakinliğine tezat düşen bu kuyruk deneyimi, bize toplumun ruh hali hakkında çok şey anlattı.

Vitrin ve Gerçeklik: “Acelesi Olan” Profil

Sırada beklerken önümde 30-35 yaşlarında genç bir adam vardı. Duruşu, tavırları ve sürekli oflayıp puflamasıyla sanki dünyanın en önemli işini yetiştirmeye çalışıyor gibiydi. Bir esnaf ya da yoğun bir çalışan olduğunu, kaybedecek saniyesi olmadığını düşünürsünüz. Ancak sıra ona geldiğinde bu “aciliyet” maskesi düştü ve altından tam bir “hazırlıksızlık” çıktı. Kargosunu hazırlamamış, kutuyu bantlamamış, hatta göndereceği adresi bile not etmemişti. Dakikalarca telefonda adres aradı, şube sordu, memurdan bant istedi. Dışarıdan bakıldığında işinin ehli görünen profillerin, iç yüzünde nasıl bir dağınıklık barındırdığının canlı örneğiydi.

Tahammülsüzlük ve Nezaket Dengesi

Olayın psikolojik boyutu, bireyin kendine tanıdığı hakları başkasına tanımamasında gizliydi. Sırada beklerken arızayla ilgilenen memura “çalışmıyor musunuz?” diye soran, beklemekten sıkılan bu kişi; sıra kendisine geldiğinde arkasındaki insanları bekletmekte beis görmedi. Üstelik ödeme kısmında kredi kartı sistemi çalışmayınca, PTT memuru inisiyatif alarak ödemiş gibi makbuzu kesti. İyi niyetli davrandı. Memurun bu yapıcı tavrı ile müşterinin bencil tavrı arasındaki uçurum, toplumsal nezaketimizin nasıl aşındığını gösteriyor. İyi niyetli insanlar hala var, ancak karşılarındaki kitle maalesef her zaman bu inceliği hak etmiyor.

Toplumsal Refleks: Neden Susuyoruz?

Bu olay pedagojik açıdan incelendiğinde, yetişkin eğitimi ve toplumsal kurallara uyum konusunda ciddi eksiklerimiz olduğu görülüyor. Normal şartlarda bu kişinin uyarılması gerekirdi. Ancak günümüz toplumunda, basit bir uyarının bile nereye varacağını kestirmek zor. Sokak ortasında incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle çıkan kavgaların, bıçaklamaların haberlerini okuyoruz. “İyi niyetten maraz doğar” sözü adeta günümüzün hayatta kalma mottosu haline geldi. İnsanlar haklıyken bile başı derde girmesin diye susmayı, nötr kalmayı tercih ediyor. Çünkü kimden ne çıkacağı, dış görünüşün ardında nasıl bir potansiyel suçlu yattığı artık belli değil.

Son Not: Mesafeli ve Temkinli Olmak

Seferihisar gibi herkesin birbirini tanıdığı yerlerde bile bu yabancılaşmayı hissediyoruz. PTT’de yaşanan bu küçük olay, aslında büyük resmin bir parçası. Seçtiğimiz arkadaşlara, yanımızda duran insanlara her zamankinden daha fazla dikkat etmek zorundayız. Toplumda ahlaki değerlerin aşındığı, dış görünüşün yanıltıcı olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çözüm ise şimdilik sabırlı olmak ve mesafeyi korumaktan geçiyor.

Seferihisar, insanıyla ve doğasıyla güzel; ancak bu güzelliği korumak, toplumsal saygıyı yeniden inşa etmekle mümkün.

Kasım Şahin
Takip et
Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights