Gün geçmiyor ki yüreğimiz sarsılmasın

Toplumda her geçen gün artan şiddet olaylarının sadece eğitim eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten yazar, asıl sorunun empati, merhamet ve öfke yönetimi eksikliği olduğunu vurguluyor. Giderek artan duyarsızlaşma tehlikesine dikkat çekerek, toplumsal bir vicdan muhasebesi yapılması gerektiği çağrısında bulunuyor.
Yazarlar / Köşe Yazıları - 20.05.2026 10:30 A A

Son yıllarda her yeni güne yeni bir şiddet haberiyle uyanıyoruz. Televizyon ekranları, haber siteleri ve sosyal medya sayfaları artık ölüm, saldırı ve vahşet haberleriyle dolup taşıyor. Bir zamanlar istisna sayılan olaylar, bugün sıradanlaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Gün geçmiyor ki yüreğimiz sarsılmasın, vicdanımız yeni bir haberle yara almasın.

Mersin’de bir kişi önce eşini, ardından farklı insanları hedef alarak altı cana kıydı. Konya’da hukuk fakültesinde okuyan genç bir üniversite öğrencisi anne ve babasını bıçaklayarak öldürdü. Bir şehirde yaşıtını bıçaklayan genç, başka bir şehirde yaşlı bir adama saldıran bir çocuk, Ankara’da aile içi bir kavganın ölümle sonuçlanması… Daha birkaç ay önce konuşulan okul cinayetleri ise hafızamızdan sessizce silinmeye başladı.

İnsan ister istemez soruyor: Neler oluyor bize?

Bu sorunun cevabını sadece eğitim eksikliğiyle açıklamak mümkün görünmüyor. Çünkü benzer olayların failleri arasında eğitimli insanlar da var, gençler de var, yaşlılar da. Üniversite öğrencileri de karışıyor bu olaylara, hiç eğitim almamış insanlar da. Kadın, erkek, genç, yaşlı… Şiddetin dili, yaşı ve eğitim seviyesi kalmamış gibi.

Peki sorun nerede?

Belki de mesele yalnızca okul sıralarında verilen eğitim değil; insan olmayı, öfke yönetimini, empatiyi, merhameti ve birlikte yaşamayı öğrenememekte. Bilgi arttı ama tahammül azaldı. İletişim araçları çoğaldı ama insanlar birbirine yabancılaştı. Kalabalıklar büyüdü ama yalnızlık da büyüdü.

Bir başka tehlike de şu: Sürekli maruz kaldığımız bu haberler bizi yavaş yavaş duyarsızlaştırıyor. İlk duyduğumuzda günlerce konuştuğumuz olaylar, bugün birkaç saat sonra unutuluyor. Yeni bir haber geliyor, eskisi hafızadan siliniyor. Maraş’taki okul cinayeti daha dün gibi ama artık konuşulmuyor. Çünkü gündem yeni acılar üretiyor. Belki de asıl korkutucu olan budur; şiddetin artması kadar, ona alışmaya başlamamız.

“Neler oluyor bize?” sorusu sadece bir serzeniş değil artık. Toplum olarak kendimize sormamız gereken ciddi bir muhasebe sorusu. Çünkü yarın hangi haberle sarsılacağımızı bilmiyoruz. Ve en acısı da bu: Artık “yarın ne olacak?” diye merak etmiyoruz, “yarın nerede olacak?” diye endişe ediyoruz.

Ömer Faruk Kulluk
Ömer Faruk Kulluk tarafından gönderilen son gönderiler (Tümüne gözat)
Bizi takip edin
Yazarlar / Köşe Yazıları - 10:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights