Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Emin Bulut

Geleceğin tarımı

Tarım sektörü, insanlık tarihi boyunca her zaman hayati bir öneme sahip olmuştur. İnsanlar, Neolitik dönemde (MÖ 8500-5000 arası) tarıma geçişle birlikte yerleşik hayata başlamıştır.

19. yüzyılda biçer-döverin icadı, tarımda ve insanlık tarihinde yeni gelişmeleri ortaya çıkarmış ve hatta bu gelişmeler 1766-1834 yılları arasında yaşayan İngiliz ekonomisti Thomas Malthus’un ortaya attığı ekonomik doktrin olan Maltus Teorisi‘ni bile geçersiz kılmıştır. Bu teoriye göre, nüfus geometrik dizi şeklinde artarken, kaynaklar aritmetik oranla artmakta, bu dengesizlik ise kıtlık ve savaşlar gibi nedenlerle fazla nüfusun yok olmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Malthus bu düşüncelerle nüfus planlamasını savunmuştur.

TARIM SEKTÖRÜNÜN YENİDEN ŞEKİLLENMESİ

Geleceğin tarımı; teknolojideki gelişmeler, artan nüfus, kentleşme, çevresel sorunlar ve iklim değişiklikleri gibi faktörlerle yeniden şekillenmektedir. 20. yüzyılın ikinci yarısında iyi cins tohum kullanımı, makineleşme, gübre kullanımı ve ilaçlama gibi yenilikler tarım sektörüne damgasını vurmuştur.

Ancak günümüzde, tarımda dijitalleşme, otomasyon, yapay zeka, sensör teknolojileri ve dikey tarım gibi konular gündem olmaya başlamıştır. Bu dönüşüm, teknoloji ile şekillenen yeni nesil tarım olarak adlandırılmaktadır.

YENİ NESİL TARIM VE TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER

Yeni nesil tarımda teknolojik uygulamalar hızla yayılmaktadır. Ülkemizde bile sürücüsü olmayan traktörler kullanılmaya başlanmış, dronlar ile ilaçlama ve sulama yapılabilmekte ve toprağın nem oranı anlık olarak izlenebilmektedir.

Geleceğin tarımında akıllı tarım makineleri ve robotlar sayesinde ekim, sulama, gübreleme, ilaçlama ve hasat işlemleri daha kolay hale gelecektir. Bu durum, maliyeti azaltacak, üretim ve verimliliği artıracaktır.

Ayrıca, yapay zeka kullanımı ile üreticiler, geçmiş verileri göz önüne alarak bitkilerin nasıl büyüyeceğini, ne zaman sulanması gerektiğini ve hangi gübrenin kullanılması gerektiğini önceden tahmin edebileceklerdir. Hastalıklar ve tarımsal zararlılar önceden tespit edilebileceği için, ilaç kullanımı azalacak ve bu da üretim ve verimi yükseltecektir.

DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK

Dijitalleşme, tarımda su tüketimini azaltacaktır. İlaçlar ve gübre kullanımının çevreye, su kaynaklarına ve toprağa verdiği zarar azalacağı için tarımda sürdürülebilirlik artacaktır.

Sürdürülebilirliğin artırılmasında genetik mühendisliğin de büyük rolü bulunmaktadır. Bu bilim dalı sayesinde, hastalıklara dayanıklı, iklim koşullarına uyum sağlayan ve daha verimli türler geliştirilebilecek. Bu yenilikler, tarımın sürdürülebilirliğini artırırken, gıda güvenliğini de sağlamlaştıracaktır.

ŞEHİRLERDE YENİ UMUT: DİKEY TARIM

Gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakmak için umut verici bir çözüm olarak Dikey Tarım öne çıkmaktadır. Dikey tarım, ürünleri dikey yığılı katmanlarda yetiştirme uygulamasıdır. Bu sistem, hidroponik, aquaponik ve aeroponik gibi topraksız tarım tekniklerini, bitki yetiştirmeyi en uygun yapmayı hedefleyen kontrollü ortam tarımını birleştirir. Dikey tarım sistemlerini barındırmak için binalar, nakliye konteynerleri, tüneller ve terk edilmiş maden galerileri gibi çeşitli yapı seçenekleri kullanılabilir.

Bu topraksız tekniklerden biri olan Aeroponik tarım, toprak veya kokopit gibi katı ortamları kullanmadan, bitki köklerine sis veya buhar şeklinde besin çözeltisi iletilen bir yetiştirme yöntemidir. Aeroponikte toprak veya su kullanılmaz; bitkiler köklerini hava dolu bir ortamda asılı tutarlar. NASA, uzayda bitki yetiştirmek için yaptığı araştırmalar sırasında 1990’larda aeroponik tarım yöntemini geliştirmiş ve bunu “topraksız ve çok az su içeren sisleme ortamında yetişen bitkiler” olarak tanımlamıştır. Bu yöntem, en sürdürülebilir topraksız ürün yetiştirme tekniği olup, verimi yüksek geleneksel hidroponik tarım yönteminden bile daha az su kullanır.

Aeroponik tarımın başlıca olumlu yönleri şunlardır:

  1. Normal tarım yöntemlerine göre %95 su tasarrufu sağlar.
  2. Erken hasat ve yüksek verimlilik sağlar.
  3. Toprağa bağlı olmadan sınırlı alanlarda çok sayıda ürün elde etmeyi mümkün kılar.
  4. İşçilik ve maliyetten tasarruf sağlar.
  5. Hastalık ve zararlı ot mücadelesine gerek olmadığı için ekonomik ve sağlıklıdır.
  6. Çevreye ve sağlığa olumsuz bir etkisi yoktur.
  7. Yıl boyunca üretim yapılabilir.

Dikey tarım sayesinde köylerde üretilen ürünlerin şehirlere taşınmasına gerek kalmayacaktır. Ayrıca topraksız tarım ile dünyada açlık sorunu kalmayabilir, evlerimizde bile kendi sebzelerimizi üretebiliriz. Bu sayede ekosistem ve biyoçeşitlilik korunmuş olur.


KAYNAKLAR: Topraksız tarım.com Bilim Teknik Dergisi; Tarım ve Gıdanın Geleceği

 

Emin Bulut
Takip Et

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights