Seferihisar’da uzun süredir tartışma konusu olan kıyı işgalleriyle ilgili süreç, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) devreye girmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Özellikle Sığacık ve Akarca sahillerinde yıllardır süren “özel mülkiyetli iskele” sorunu, KDK’nın verdiği tavsiye kararıyla artık fiilen son bulma yolunda.
İlçede yapılan incelemelerde, vatandaşların denize erişimini engelleyen, özel sitelerin önüne inşa edilmiş çok sayıda kaçak iskele, platform ve yapı tespit edildi. Kıyıların “kamuya ait alan” olması gerektiğini hatırlatan KDK, Seferihisar Belediyesi’ne bu yapıların kaldırılması yönünde net bir tavsiye verdi. Belediye de bu doğrultuda yıkım planını uygulamaya koydu.
Kamu yararı vurgusu: “Deniz kimsenin tapulu malı değildir”
Kamu Denetçiliği Kurumu kararında, Anayasa’nın 43. maddesi ile Kıyı Kanunu’nun açık hükümleri hatırlatıldı:
“Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; buralarda özel mülkiyet kurulamaz, halkın serbestçe kullanımına kapatılamaz.”
Bu ifadeyle birlikte, uzun süredir “özel alan” gibi kullanılan bazı bölgelerdeki iskelelerin tamamen kaldırılması kararı netleşti. Özellikle Sığacık Mezarlığı ile Girlen Plajı çevresinde yer alan yapıların ilk etapta yıkılacağı öğrenildi.
Kurum ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni de sürece dâhil ederek denetim ve ekip desteği sağlanmasını istedi. Böylece yalnızca Seferihisar değil, İzmir kıyı hattının genelinde örnek teşkil edecek bir uygulamanın başlaması bekleniyor.
Kıyıların geleceği: “Denize yeniden inen yollar açılacak”
Seferihisar Belediyesi yetkilileri, yıkım sürecinin yalnızca bir “hukuki zorunluluk” değil, aynı zamanda bir “kamusal hak iadesi” olduğunu vurguluyor. Yetkililer, “Yıllardır bazı alanlarda vatandaşlarımızın denize ulaşımı fiilen engellenmiş durumda. Artık sahiller, herkesin eşit şekilde yararlanabileceği kamusal alanlara dönüşecek” açıklamasında bulundu.
Kıyıların yeniden düzenlenmesiyle, yürüyüş yolları ve kamusal erişim alanlarının oluşturulması planlanıyor. Bu adım, Seferihisar’ın “sakin şehir” kimliğiyle de uyumlu bir dönüşüm olarak görülüyor.
Süreç nasıl başladı?
KDK’nın devreye girmesine neden olan şikâyetler, bölge halkından geldi. Vatandaşlar, özellikle yaz aylarında denize erişimlerinin kısıtlandığını, bazı iskelelerin çevresinin çitlerle kapatıldığını ve özel güvenlik görevlilerinin halkı sahilden uzaklaştırdığını bildirdi.
Bu başvurular üzerine KDK, ilgili bakanlıklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi arasında bir inceleme süreci başlattı. Sonuçta, “kıyıların kamu yararına açılması gerektiği” yönündeki anayasal ilke bir kez daha hatırlatıldı ve tavsiye kararıyla yıkım süreci resmileşti.
- Seferihisar AK gençlik Antalya’dan birincilikle döndü - 29.09.2026
- Ulamış sokaklarında ata tohumu ve emek buluştu - 26.09.2026
- Seferihisar kent konseyi yeni dönem için sandık başına gidiyor - 26.09.2026

