Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Faruk Kulluk
Ömer Faruk Kulluk

Keşke’lerin sessiz çığlığı

30Bir hastanenin yoğun bakım sorumlusu doktor anlatıyor: “Son demlerini yaşayan hastaların, ‘keşke şu arsayı alsaydım; keşke şu kadar daha kazansaydım’ dediklerini hiç duymadım.”

Bu cümle, modern hayatın tüm gürültüsünü susturacak kadar güçlü. Çünkü bize yıllardır fısıldanan büyük yalanı yüzümüze çarpıyor: Daha çok kazanırsam mutlu olurum.

Oysa yoğun bakım odalarında yankılanan pişmanlıklar bambaşka.

Doktorun söylediğine göre, tüm pişmanlıklar şu cümlelerde toplanıyor: “Keşke şu iyiliği yapsaydım, şu hataya düşmeseydim, şu kötülüğü yapmasaydım…”

Ne arsa var bu cümlelerde, ne para, ne makam, ne de gösterişli hayatlar.

Çünkü insan, sona yaklaştığında bilanço defterini değil, vicdanını açıyor.

Hayatın tam ortasında, aceleyle yaşarken çoğumuz kendimizi şöyle avutuyoruz: “Biraz daha çalışayım, sonra düzelir.” “Şimdi susayım, sonra konuşurum.” “Şimdilik görmezden geleyim, zamanı gelince telafi ederim.”

Ama yoğun bakımda “sonra” yok. Orada yalnızca keşke var.

Keşke kırmasaydım. Keşke ihmal etmeseydim. Keşke sustuğum yerde konuşsaydım. Keşke yanlış yaparken kendime “dur” diyebilseydim.

İnsanı asıl yoran şey başarısızlık değil; bilerek yaptığı kötülükler ve yapabileceği hâlde yapmadığı iyilikler. Çünkü bunlar zamanla unutulmuyor, aksine büyüyor. Sessizce içimize yerleşip en zayıf anımızda konuşuyor.

Bu yazıyı okurken kendimize dürüstçe sormamız gereken bir soru var: Eğer bugün son gün olsaydı, hangi “keşke” içimizi yakardı?

Daha fazla para kazanmamış olmak mı? Yoksa birini bile isteye incitmiş olmak mı?

Hayat, bize her gün küçük sınavlar yapıyor. Bir selam vermek, bir özür dilemek, bir iyiliği ertelememek, bir kötülüğe ortak olmamak… Bunlar büyük fedakârlıklar değil ama büyük sonuçlar doğuruyor.

Yoğun bakımda kimse “keşke daha çok çalışsaydım” demiyor. Herkes, daha iyi bir insan olamadığı anları sayıyor.

O yüzden uyarı net ve sert: İyiliği ertelemeyin. Hataları normalleştirmeyin. Kötülüğü “herkes yapıyor” diyerek hafifletmeyin.

Çünkü günün birinde hepimiz, sadece yaptıklarımızla değil, yapmadıklarımızla da baş başa kalacağız.

Ve o gün geldiğinde, keşke’lerimizin arsası, parası, hesabı olmayacak. Sadece vicdanı olacak.

Ömer Faruk Kulluk
Latest posts by Ömer Faruk Kulluk (see all)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights