Yurt dışına arabamızla çıkış planlarımız var. Macera mı olacak, güzel bir anı mı olacak, doğrusu kafam karışık. Doluya koysam almıyor, boşa koysam dolmuyor. Uçak mı, tur mu, araba mı? Uçakla gidip araba kiralamak mı?
Hepsinin artıları da var, eksileri de.
Uzatmayayım, araba dedik. Ehliyetimi, çipli mi değil mi diye kontrol etmek için çıkardım. Bir de ne göreyim? Süresi 15 Temmuz’da doluyor. O tarihte de yurt dışında olacağım. 16 Temmuz’da anlat anlatabilirsen derdini…
Hemen değiştirmek için harekete geçtim. Engel durumum bu kez bana engel çıkardı. “10 yıllık değil, 5 yıllık verilir” dediler. Ağır vasıta kullanamazmışım. Benimki zaten B sınıfı.
Nüfustan randevu aldım. Tam zamanında oradaydım. Gidenlerin yarısı hizmet veriyor, yarısında personel var ama hizmet yok. Çay almaya gidenler, kahve molasına çıkanlar…
Randevu saatinden 15 dakika sonra sıra bana geldi.
Yeni memur, genç bir kızdı. İşlemlerimi yaptı. “Sağlık raporuna gerek yok, sistemde görünüyor” dedi. Harcı ve vakıf payını da sormadı. O da muhtemelen sistemde görünüyordur diye düşündüm. Muhtemelen değil, kesin görünüyordur. Yoksa bedava işlem yapmazlar.
Tam iş bitti derken:
“Bu fotoğraf olmaz, son altı aylık değil,” dedi.
“Nereden bildi?” diyecektim ki:
“Bir yıl önce pasaport almışsınız, aynı fotoğrafı kullanmışsınız,” dedi.
Devletten kaçış yok, diye geçirdim içimden.
“Siz fotoğraf çektirip direkt bana gelin,” dedi.
Hemen girişteki fotoğrafçıya indim. Fotoğrafı çektirip geri dönmem üç dakika bile sürmedi.
Ama memur yerinde yoktu.
On dakika daha bekledim. Sonunda elinde sigara paketiyle çıkageldi.
“Bu olmaz, tekrar randevu alıp gelin,” de diyebilirdi. Allah’tan demedi.
Bu arada bir çift sıra almak istiyordu. Makine, randevuları olmadığı için sıra vermiyordu. Memurlar da onları, “199’u arayacaksınız,” diye gönderiyordu.
Kadın uyanık çıktı:
“Ben geçen gelişimde üst kattaki cihazdan almıştım,” dedi.
Ben çıkarken adamın sesi geldi:
“Randevuyu aldık.”
Hani buradan alınamıyordu?
“İyi yapmışsınız,” dedim.
“199’u arayın,” diyen memurdan ise ses çıkmadı.
Diyeceğim o ki; benim fotoğrafım da, memurun sigara molası da, vatandaşın pratik zekâsı da devletin gözünden kaçmıyor. Ama bazen işlerin neden bu kadar zorlaştığı da insanın aklından çıkmıyor.
Ehliyet işi halloldu.
Şimdi sırada yol var.
İnşallah kazasız belasız gider, yine kazasız belasız döneriz. Belki bana da hayatın içinden yazacak yeni hikâyeler çıkar.
Sevgiyle kalın.
- Keşke sınavlara değil, eğitime odaklanabilsek - 12.09.2026
- Ecel Geldi, Ne Çare… Amenna da - 29.08.2026
- Ünlülerin suçu ne? - 11.08.2026

YORUMLAR