Gün geçmiyor ki yüreğimiz sarsılmasın
Son yıllarda her yeni güne yeni bir şiddet haberiyle uyanıyoruz. Televizyon ekranları, haber siteleri ve sosyal medya sayfaları artık ölüm, saldırı ve vahşet haberleriyle dolup taşıyor. Bir zamanlar istisna sayılan olaylar, bugün sıradanlaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Gün geçmiyor ki yüreğimiz sarsılmasın, vicdanımız yeni bir haberle yara almasın.
Mersin’de bir kişi önce eşini, ardından farklı insanları hedef alarak altı cana kıydı. Konya’da hukuk fakültesinde okuyan genç bir üniversite öğrencisi anne ve babasını bıçaklayarak öldürdü. Bir şehirde yaşıtını bıçaklayan genç, başka bir şehirde yaşlı bir adama saldıran bir çocuk, Ankara’da aile içi bir kavganın ölümle sonuçlanması… Daha birkaç ay önce konuşulan okul cinayetleri ise hafızamızdan sessizce silinmeye başladı.
İnsan ister istemez soruyor: Neler oluyor bize?
Bu sorunun cevabını sadece eğitim eksikliğiyle açıklamak mümkün görünmüyor. Çünkü benzer olayların failleri arasında eğitimli insanlar da var, gençler de var, yaşlılar da. Üniversite öğrencileri de karışıyor bu olaylara, hiç eğitim almamış insanlar da. Kadın, erkek, genç, yaşlı… Şiddetin dili, yaşı ve eğitim seviyesi kalmamış gibi.
Peki sorun nerede?
Belki de mesele yalnızca okul sıralarında verilen eğitim değil; insan olmayı, öfke yönetimini, empatiyi, merhameti ve birlikte yaşamayı öğrenememekte. Bilgi arttı ama tahammül azaldı. İletişim araçları çoğaldı ama insanlar birbirine yabancılaştı. Kalabalıklar büyüdü ama yalnızlık da büyüdü.
Bir başka tehlike de şu: Sürekli maruz kaldığımız bu haberler bizi yavaş yavaş duyarsızlaştırıyor. İlk duyduğumuzda günlerce konuştuğumuz olaylar, bugün birkaç saat sonra unutuluyor. Yeni bir haber geliyor, eskisi hafızadan siliniyor. Maraş’taki okul cinayeti daha dün gibi ama artık konuşulmuyor. Çünkü gündem yeni acılar üretiyor. Belki de asıl korkutucu olan budur; şiddetin artması kadar, ona alışmaya başlamamız.
“Neler oluyor bize?” sorusu sadece bir serzeniş değil artık. Toplum olarak kendimize sormamız gereken ciddi bir muhasebe sorusu. Çünkü yarın hangi haberle sarsılacağımızı bilmiyoruz. Ve en acısı da bu: Artık “yarın ne olacak?” diye merak etmiyoruz, “yarın nerede olacak?” diye endişe ediyoruz.
- Gün geçmiyor ki yüreğimiz sarsılmasın - 20.05.2026
- Değerler mi, takipçi sayısı mı? - 13.05.2026
- Bayram mı, sorgu mu? 1 Mayıs üzerine notlar… - 05.05.2026
-
Seferihisar ve tüm İzmir tek ses: Halk iradesi teslim alınamaz
-
Seferihisar siyasetinde “Fotoğraf kırpma” gerginliği
-
Seferi sahne’den sanat dolu iki gün
-
Kurban Bayramı’nda Seferihisar’da dayanışma köprüleri kuruluyor
-
CHP örgütlerinden il başkanlığı önünde kararlılık mesajı
-
Seferihisar’ın sağlık yatırımları için koordinasyon toplantısı yapıldı
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Seferihisar ve tüm İzmir tek ses: Halk iradesi teslim alınamazCHP İzmir İlçe Başkanları ve Belediye Başkanları, Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğindeki demokrasi mücadelesine ve halk iradesine sonuna kadar sahip çıkacaklarını ortak bir deklarasyonla kamuoyuna duyurdu. -
02
Seferihisar siyasetinde “Fotoğraf kırpma” gerginliğiAK Parti Seferihisar İlçe Başkanlığı, yerel basında İlçe Başkanı Serdar Kısaağa ve teşkilat fotoğraflarının kasıtlı olarak kırpılarak sansürlendiğini ileri sürdü ve tepki gösterdi. -
03
Seferi sahne’den sanat dolu iki günSeferihisar’da Seferi Sahne Eğitim Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen iki günlük etkinliklerde çocuk ve genç tiyatro ekipleri sahne alarak izleyicilere unutulmaz bir sanat şöleni sundu. -
04
Kurban Bayramı’nda Seferihisar’da dayanışma köprüleri kuruluyorSeferihisar’da Kurban Bayramı dolayısıyla Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda ihtiyaç sahibi aileler için kurban eti bağışı kampanyası ve dayanışma hareketi başlatıldı. -
05
CHP örgütlerinden il başkanlığı önünde kararlılık mesajıCHP İzmir İl Başkanlığı binası önünde toplanan parti örgütleri ve yerel yöneticiler, “mutlak butlan” tartışmalarına karşı ortak bir duruş sergileyerek demokrasi, hukuk ve örgütlü mücadele çağrısında bulundu.






