• Hasan Fayda

    Elimde değildi, habersizdim. Mart ayı, kıştan yeni çıkmış mevsim. Köy eviymiş gözümü açtığım. Evet, ilkbaharmış o zaman köyümde mevsim. Herkes gibi ben de bağırarak gelmişim. Bekleyenleri sevindirmiş çığlık çığlığa demişim… Merhaba! Yer Beyşehir Konya Yıl bin dokuz yüz altmış dokuz Okul çağına gelince mevsim, okula gideceğim demişim. İlk, orta, lise eğitimimi Konya’da, lisans eğitimimi 1993 yılında Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesinde tamamladım. O gündür bugündür eğitimle hemhâlim. Okuyup yazarak bir eğitim gönüllüsü hayatı sürdürmekteyim. YAYIMLANMIŞ KİTAPLARIM 1- Güneşi Yakalamak - Şiir 2- Yeter mi Yüreğindeki Aşk - Şiir 3- Yağmursuz Bulutlar - Anı/Deneme/Fıkra 4- Kar - Makale/Deneme/Fıkra 5- Tadım Yok / Şiir İletişim: faydahasan@hotmail.com facebook.com/hasan.fayda.56
  • Seçmen iradesinin siyasi transferlerle yok sayılması ve bu süreçte ortaya çıkan etik krizler ile şaibeli sorular mercek altına alınıyor.
  • Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, Lütfi Paşa’nın “Asafnâme” eseri üzerinden devlet yönetiminde liyakat, adalet ve ekonomi disiplininin önemini günümüz perspektifiyle analiz ediyor.
  • Merhamet dünde mi kaldı? 28.04.2026 10:19
    Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, cenaze törenindeki ayrımcılığı merhamet ve adalet ekseninde sorguluyor. Kadim değerlerin bürokraside boğulmasını ve ‘suçun şahsiliği’ ilkesinin ihlalini eleştiriyor.
  • KÂBEDE HACILAR 21.04.2026 12:35
    Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, okullarda yaşanan şiddet olaylarını ve öğrenci davranışlarındaki bozulmaları ele alıyor. Sorunların sadece “dış güçler” veya maneviyat karşıtlığına bağlanmasının asıl problemleri örttüğünü vurgulayan Fayda , eğitim sistemindeki eksiklikler, aile yapısındaki bozulmalar, siyasetteki sert dil ve medyadaki şiddet içerikli dizilerin gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Çözümün, suçu başkasına atmak yerine sosyolojik, psikolojik ve pedagojik analizlerle kendi sorumluluklarımızla yüzleşmekten geçtiğini belirtiyor.
  • Canlı yayın cinayetler! 14.04.2026 13:29
    Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, Filistin’de yaşanan “canlı yayın” soykırımına ve bir babanın 3 yaşındaki kızına son vedasına odaklanıyor. Yazıda, İsrail’in idam yasaları, dünyanın sessizliği, Müslüman ülkelerin acizliği ve bu zulmün insanlık üzerindeki derin etkileri güçlü bir dille eleştiriliyor. Zulme karşı direnişin ve ilahi adaletin gücü vurgulanırken, insanlığın vicdan sınavında sınıfta kaldığı belirtiliyor.
  • Savaş sofrasındaki meze 07.04.2026 10:30
    Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, bu haftaki yazısında Orta Doğu’da tırmanan gerilimi ve İran’daki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yapılan Tomahawk füze saldırısını ele alıyor. ABD ve İsrail’in bölgedeki stratejik çıkarları uğruna sivil can kayıplarının nasıl “istatistiksel veri”ye dönüştüğünü, modern silahların masum çocuklar üzerinden test edildiğini vurgulayan Fayda, İslam dünyasının sessizliğini ve insanlığın ahlaki iflasını sert bir dille eleştiriyor. Yazı, savaşın siviller ve sivil kanı üzerinden yürütülen korkunç bir hesaplaşma olduğunu çarpıcı bir sofraya benzetmesiyle sonlandırıyor.
  • NE OLMALI? 31.03.2026 15:43
    Hasan Fayda, siyasetteki ahlaki yozlaşmayı, emanet bilinci ve erdem eksikliği üzerinden inceliyor. Vicdani denetim ve “hal dili”yle yaşanmayan değerlerin toplumsal çürümeye yol açtığını vurgulayarak, hukuki denetimin ve yaşayan örneklerin şart olduğunu belirtiyor.
  • Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, bu haftaki yazısında kışın bitimiyle gelen baharın doğada ve insan ruhunda yarattığı canlanmayı ele alıyor. Yazar, kışın sertliğinin yerini yumuşamaya, karın toprağa, rüzgarın ise cemreye bırakmasını betimleyerek, umudun insan hayatındaki dönüştürücü gücünü vurguluyor.
  • Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, savaşın ortasında kalan çocukların yaşadığı derin travmayı ve insanlığın bu durum karşısındaki sessizliğini mercek altına alıyor. Yazar, sadece binaların değil, çocukların umutlarının ve ‘temel güven duygularının’ bombalandığını vurgulayarak, acil bir vicdani seferberlik çağrısı yapıyor.
  • NE DEMİŞTİ? 23.02.2026 10:30
    Musibetlere, belalara, mezkûr sıkıntılara muhatap olunuyorsa, ya paratoner yoktur ya bozuktur iş görmemektedir başka bir tabirle hayra çağıran, iyiliği emredip, kötülükten men eden bir topluluk yoktur ya da engellenmiştir. Kötülük, teşvik edilmektedir, iyilik, doğruluk ve güzelliğin önü kesilmiştir… O zaman bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, o paratonerlerden fazlaca dikmek… Ama bu sefer yüksek binalara, çatılara değil, vicdanlara…  Çünkü paratonersiz mekân, er ya da geç yanar, yıkılır, harap olur.
Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights