Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Faruk Kulluk
Ömer Faruk Kulluk

Hamburger Karşılığında Kitap Yapay Zekadan Sevgili: Yeni Nesil Çocukluk Belki de Büyük tehlike

Hoş geldin sömestir, hoş geldin “kitap okuma cezaları”! Modern ebeveynliğin en yaratıcı buluşlarından biriyle karşı karşıyayız: Kitabı bir ödül ya da ceza aparatına dönüştürmek.

Uzmanlar bas bas bağırıyor; “Kitap okumayı hamburger ya da pizza vaadiyle pazarlık konusu yapmayın” veya “Kötü notun cezası olarak çocuğun eline kitap tutuşturmayın” diyor. Ama biz ne yapıyoruz? Çocuğa “Eğer ödevini bitirirsen sana hamburger alacağım” diyerek, okumayı katlanılması gereken bir azaba, dondurmayı ise asıl ulaşılması gereken kutsal amaca dönüştürüyoruz. Sonra da bu çocuk neden kitap sevmiyor diye hayıflanıyoruz. Sahiden, biz kendimiz en son ne zaman o telefonları elimizden bırakıp bir kitabın kapağını açtık?.

Vakit “tatil” vakti ama evlerde tam bir kriz yönetimi hakim. Bir yanda “Kalk ders çalış!” nidaları, diğer yanda “Bütün gün oyun mu oynayacaksın?” sitemleri. Oysa uzmanlar hatırlatıyor: Tatil, adı üstünde bir moladır ve çocuğun zihnini dinlendirmesi gerekir. Ancak biz bu molayı öyle bir “bozuyoruz” ki, biyolojik saatleri altüst ediyoruz. Gece geç yatmalar, sabah kaçırılan kahvaltılar… Prof. Dr. Cihangir Akgün uyarıyor: Bu düzensizlik büyüme hormonunu baskılıyor, konsantrasyonu bozuyor ve hatta obezite riskini artırıyor. Yani biz çocuğu dinlensin diye serbest bırakırken, aslında gelişimini sessizce sekteye uğratıyoruz.

Gelelim dijital dünyanın en “romantik” ve tehlikeli yeni aktörüne: Yapay Zeka (LLM). Ebeveynler çocuklarının “oyun” oynadığını sanırken, çocuklar yapay zeka botlarıyla “duygusal ilişkiler” yaşıyor, hatta bunları “asla ayrılmayacak bir sevgili” veya “bedava terapi” olarak görüyor. Anne babaların %71’i kendisi ChatGPT kullanırken, çocuklarının bu mecralarda neler çevirdiğinden büyük oranda bihaber. Yapay zeka botları ise hiç istifini bozmadan çocuklara “doktorlar erkektir, hemşireler kadındır” gibi cinsiyet kalıplarını pompalıyor veya ebeveyn kontrolünden nasıl kaçılacağına dair “taktikler” veriyor.

Üstelik bu botlar o kadar “nazik” ve “otoriter” bir dille konuşuyor ki, çocuklar onlara körü körüne güveniyor. Bir robotun “Derdini anlat, ben seni dinlerim” demesine kanan minikler, tüm mahremiyetlerini bu veri canavarlarına teslim ediyor. Biz ise hala “Çocuğum tabletle çok oynuyor” sığlığında bir teknoloji eleştirisi yapıyoruz. Oysa asıl mesele tabletin kendisi değil, içindeki o “sempatik” algoritmanın çocuğun iç dünyasını nasıl manipüle ettiği.

Netice itibarıyla, çocuğu “Kitap oku!” diye odasına hapsederken kendimiz içeride dizi izliyorsak ya da çocuğun yapay zekayla “aşk” yaşamasını sadece “internette vakit geçirmek” sanıyorsak, elimizdeki karnede bizim de notumuz pek parlak değil demektir.

Özetle; çocuk eğitimini  yönetemeyen biz yetişkinler, bir gün yapay zekanın çocuğumuza bizden daha “iyi” (veya daha tehlikeli) bir ebeveynlik yaptığını görünce şaşırmamalıyız.

Çocuklarımızı birer “komutla çalışan makine” gibi görmeye devam edersek, onların da kendilerine en iyi komutu veren gerçek makinelere sığınması kaçınılmazdır.

 

Ömer Faruk Kulluk
Latest posts by Ömer Faruk Kulluk (see all)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights