Seferihisar… Ege’nin incisi, mandalinanın başkenti, sakinliğin dünya markası. Sokaklarında yürürken huzuru soluduğumuz, “bizde kötü şey olmaz” diyerek avunduğumuz güzel ilçemiz. Ama bugün, o huzur tablosunun üzerine düşen karanlık bir gölgeyi konuşmak zorundayız. Dostlar, kulaklarımızı tıkayamayacağımız, gözlerimizi kaçıramayacağımız bir iddia ile sarsıldık: “O okulda uyuşturucu riski büyüyor.”
Bahsedilen yer, sanayi sitemizin hemen yanı başındaki, geleceğin ustalarını, teknikerlerini yetiştiren Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Yani bizim evlatlarımızın, bu memleketin geleceğinin eğitim gördüğü yer. Haber merkezimize ulaşan bilgiler, Emniyet bültenlerine yansıyan satırlar, Turabiye Mahallesi’nden yükselen feryatlar, durumun sadece bir “iddia”dan ibaret olmadığını yüzümüze çarpıyor.
11 Bin Liralık Tehlike
Gelin, kimsenin cesaret edip söyleyemediğini konuşalım. Devletimiz, meslek lisesi memleket meselesidir dedi, stajyer çocuklarımızın maaşını asgari ücretin yarısına, 11 bin liranın üzerine çıkardı. Allah devletimize zeval vermesin, emeğin karşılığıdır, haktır. Ama soruyorum size ey Seferihisarlılar; cebinde 11 bin lira nakit parası olan, kanı deli akan 17 yaşındaki bir delikanlıyı, sanayinin o sert, o denetimsiz ortamında kim koruyor?
O para, evladımızın geleceği için bir birikim mi oluyor, yoksa zehir tacirlerinin iştahını kabartan bir “hedef” mi? Eskiden “çocuğun parası yok, alamaz” derdik. Şimdi o bariyer kalktı. Zehir taciri, Turabiye’nin ara sokağında, sanayinin kuytu köşesinde, cebi para dolu o genci bekliyor. “Bir kereden bir şey olmaz” yalanıyla, o parayı ve o genci sömürmek için pusuda yatıyor.
Müdür Kim? Yöneten Kim?
Okullarımızda bunlar olurken, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzde koltuk savaşları izliyoruz. Müdürlerin koltuk derdinden, okulların derdine sıra geliyor mu? Bir geminin kaptanı fırtınanın ortasında sürekli değişirse, o gemi limana sağ salim varabilir mi? Eğitim camiamızın bu idari kaosla enerji kaybetme lüksü yok. O koltukta kim oturursa otursun, gözü mahkeme evraklarında değil, okul bahçesindeki, sanayi yolundaki çocuğun üzerinde olmalı.
Polisimiz Sahada Ama…
Hakkını verelim, Emniyetimiz boş durmuyor. Yeni Emniyet Müdürümüz Sayın Murat Dokumacı, Çeşme tecrübesiyle geldi, ayağının tozuyla sahaya indi. Nisan ayında yapılan o titiz operasyonu, kameraları saatlerce izleyip zehir tacirini (M.D.) paketleyen polislerimizi alnından öpüyorum. Tarlalarda binlerce kök zehri imha eden Jandarmamıza minnettarız.
Seferihisar’a yeni atanan İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, emniyet teşkilatında uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çekiyor. Batman İl Emniyet Müdürlüğü’nde Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak önemli operasyonlara imza atan Dokumacı, uyuşturucuyla mücadelede etkin roller üstlenmesinden yakından tanıyoruz.
Ama dostlar, bu sadece polisin işi değil. Polis yakalar, adliye tutuklar. Peki ya sonrası? O boşluğu kim dolduracak? Sanayi sitesinin o karanlık sokaklarına lamba takmayan, giriş çıkışı kontrol etmeyenler de suçlu değil mi?
Centilmenlik “Susmak” Değildir
Biz Seferihisar’da siyasetin “centilmen” yüzünü seviyoruz. Belediye Başkanımız İsmail Yetişkin’in o babacan, o birleştirici tavrı başımızın tacı. Ama “tadımız kaçmasın”, “turist ürkmesin” diye uyuşturucu belasını konuşmamak centilmenlik değildir. Asıl centilmenlik, bu kentin tek bir evladını bile o zehre kurban vermemek için gerekirse masayı devirmektir.
Buradan yetkililere, ailelere, esnafa sesleniyorum: O okulun çevresi, sanayi sitesi, Turabiye sokakları… Buraları zehir tacirlerine dar etmezsek, yarın çok geç olacak. Çocuğunun cebine giren parayı takip et. Okuluna sahip çık. Gördüğünü, duyduğunu ihbar et.
Seferihisar uyuma, evlatlarına sahip çık. Çünkü giden, sadece bir çocuk değil, bu şehrin geleceğidir.
- Seferihisar’da Adalet, İnsan ve Şehir - 20.06.2026
- Seferihisar’ın “Sakin” Çığlığı: 700 Sporcu Gencin Çıkmaz Sokağı - 08.06.2026
- Seferihisar Karakoç Kaplıcaları’nın içler acısı hali - 11.05.2026

YORUMLAR