Oğlum gece boyunca, “Sabah altıda maç var, uyumam.” deyip durdu. Dediğini de yaptı. Saat 05.20’de başımda dikilmişti.
— Baba, maça kırk dakika kaldı!
Uykudan zorla uyandım.
— Hı mı? dedim.
Sonrasını hatırlamıyorum.
Gözlerimi, oğlumun televizyonun sesini iyice açmasına ve kendi kendine söylenmesine açtım.
— Bu gol yenir mi? Daha ilk dakikada Paraguay’dan gol mü yenir?
Biraz daha sağa sola döndüm ama baktım kaçan uyku geri gelmeyecek. Kalkıp maçı izlemeye başladım.
Adamlar çözmüş işi. Bir önceki maçı izlemiş, analiz etmişler. Yaslan arkaya, kalabalık ve sağlam bir savunma kur, kontra ataktan pozisyon bul.
İkinci yarıda Paraguay bir de kırmızı kart görünce on kişi kaldı. Onlarca şut, onlarca pas… Top sende ama olmayınca olmuyor. Zaten futbolu, topa daha fazla sahip olan değil, daha fazla gol atan kazanıyor.
Sonuç hüsran.
Belki de hiç gol atamadan ülkesine dönen tek takım olacağız.
Sokağa çıktım. Moraller bozuk. Gençler hayatlarının sınavı olan TYT’ye giderken bile maçı konuşuyor.
“Olmadı mı olmuyor.” diyen de var.
“Kupayı zaten aldık.” diyen de.
Benim gibi, “Bir ömre iki Dünya Kupası yeter.” diyen de.
Oğlum söylene söylene Paraguay takımının piyasa değerine baktı.
— Onlar 150 milyon avro, biz 500 milyon avroyuz, dedi.
Üzgün ve morali bozuk bir şekilde yatağa girdi. Muhtemelen akşama kadar uyur.
Ben ilk Dünya Kupası’nı 2002 yılında izlemiştim. O zaman 32 yaşındaydım. Şimdi 56’yım. Kısmet olur da 24 yıl sonra yeniden katılırsak, bir sonrakinde 80 yaşında olacağım.
Görür müyüm, bilmiyorum.
Kim bilir… Belki Allah ömrümü uzatır. Belki de millî takımımızın Dünya Kupası’na katılma periyodu kısalır.
Allah’tan umut kesilmez.
Ne diyelim, olanda hayır vardır.
Tam bunları düşünürken telefona bir mesaj düştü. Montella’dan, sanki biraz da dalga geçer gibi bir açıklama…
Bakalım ne demiş?
Kalın sağlıcakla.
- Keşke sınavlara değil, eğitime odaklanabilsek - 12.09.2026
- Ecel Geldi, Ne Çare… Amenna da - 29.08.2026
- Ünlülerin suçu ne? - 11.08.2026

YORUMLAR