Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
seferihisarLife

Etki alanım kadar yaşamak

Amerika ve İsrail kural hukuk tanımadan sağa sola saldırıyor. Onlarca masum ölüyor. Elden buğz etmekten başka bir şey gelmiyor.

İran çok mu sağlam pabuç, onu da tam bilmiyorum. Betty Mahmoody’nin Kızım Olmadan Asla adlı romanını okumuştum; İran’la ilgili o kitaptan sonra İran’dan nefret ettim. Lakin belki de Amerika yazdırdı o romanı, tam bilmiyorum, şüphelerim var. Yalnız İran rejiminin iki yüzlü insanlar yetiştirdiği de kesin gibi geliyor bana.

Belki İran’dan sonra şer güçlerin hedefi biz olacağız. Endişe etmiyor değilim. Ama buğz etmekten başka elimden bir şey de gelmiyor. Benim çocukluğumdan beri muhafazakâr kesim “Kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika” der durur. Ne var ki ne İsrail kahroluyor ne Amerika. Boykot yapmaktan başka bizim milletin yaptığı bir şey yok. O boykotların da bir işe yaradığını düşünmüyorum.

Geçen gün 15 yaşındaki oğlum bana, “Neden Allah zalim İsrail’e bir şey yapmıyor, o kadar zulüm ettiler?” dedi. Hiçbir şey diyemedim.

Sonra düşündüm… Ben de etki alanımda olmayan ama ilgi alanımda olan tüm bunları düşünüp, üstüne bir de Fenerbahçe’yi tutarak onun akıl almaz puan kayıplarını, elindeki kaleci ve futbolcuları harcamasını, akıl dışı ve son kullanma tarihi geçmiş transferlerini dert edinip ruh ve beden sağlığımı tehlikeye atacak değilim.

Peki ben neye odaklanayım da mutlu olayım?

Önümüzdeki hafta, uzunca bir zamandır üzerinde çalıştığım romanım Yürek Sarsıntısı, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık aracılığıyla piyasaya çıkacak ve okurlarıyla buluşacak. Sanki okurlarla buluşturarak kız gelin etmiş olacağım. Benim olan kitap artık herkesin olacak.

Kitap çıkartmanın apayrı bir heyecanı oluyor. Daha önce bunu tattım. Atları Çatlatmayalım adlı kitabımı çıkarttığımda kendimi sanki ikinci kez baba olmuş gibi mutlu hissetmiştim. Şimdi bu heyecanı daha derli toplu yaşayacağım. Bu günlerde onun tanıtım hazırlıklarını yapıyorum.

Aslında herkes yazabilir. Yazmak için önce yaşamak, sonra çok okumak lazım. Sonuçta Nazan Bekiroğlu’nun dediği gibi: “Al eline kalemi, yaz başına geleni.” Yazar olmak çok da zor değil. Yazmak ayrı bir terapi, paylaşmak apayrı bir terapi.

Bu heyecanın içinde bu haftaki yazımı da bitiriyorum.

Ben yazmak için yazmıyorum. Yazdıklarım yazıdan ibaret değil. Yazılarım yaşanmışlıklarım; harfler değil, konuşan duygular.

Ne mutlu hissedebilene…

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights