Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sığacık kıyıları için bilimsel zafer

Seferihisar Sığacık’ta doğal sit alanlarının koruma derecesinin düşürülmesine karşı açılan davada bilirkişi raporu yayınlandı. Rapor, bölgenin ekolojik hassasiyetini vurgulayarak statü değişikliğine karşı çıktı.

Seferihisar Sığacık'ta doğal sit alanlarının koruma derecesinin düşürülmesine karşı açılan

SEFERİHİSAR – Sığacık’ta doğayı koruma mücadelesinde tarihi bir eşik geçildi. EGEÇEP ve Seferihisarlı vatandaşların Sığacık-Hıdırlık bölgesindeki doğal sit statüsünün düşürülmesine karşı açtığı davada, yeni bilirkişi raporu açıklandı. Rapor, bölgenin yapılaşmaya açılma riskine karşı bilimsel bir barikat kurarak “Sığacık rant alanı değil, yaşam alanıdır” dedi.

STATÜ DÜŞÜRME KARARI BİLİMSEL TEMELDEN YOKSUN

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) tarafından yapılan açıklamada, İzmir 4. İdari Dava Dairesi’nin talebiyle hazırlanan bilirkişi raporunun, koruma derecesinin düşürülmesini “teknik ve bilimsel açıdan uygunsuz” bulduğu belirtildi. 2022 yılında Bakanlık kararıyla “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edilen bölgelerin, aslında “Kesin Korunacak Hassas Alan” kriterlerini taşıdığı belgelendi.

AKDENİZ FOKU VE DENİZ ÇAYIRLARI TEHLİKEDE

Beş ayrı bilim dalından uzmanların hazırladığı rapor, Sığacık Körfezi’nin flora ve fauna zenginliğini gözler önüne serdi. Bölgede 5’i endemik 393 bitki ve 237 hayvan türünün yaşadığı kaydedilirken, statü değişikliğinin Akdeniz foku ve deniz çayırları gibi hassas habitatları geri dönülmez şekilde tahrip edeceği vurgulandı.

YAPILAŞMA YERALTI SULARINI KİRLETEBİLİR

Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise bölgenin jeolojik yapısı oldu. Karstik ve geçirgen yapısı nedeniyle bölgede artacak insan baskısı ve yapılaşmanın, yeraltı sularını ve denizi doğrudan kirletme riski taşıdığı ifade edildi. Bilirkişi heyeti, “alan zaten bozulmuş” gerekçesiyle koruma derecesini düşürmenin ekolojik restorasyon ilkesine aykırı olduğunu, hukukun bozulan alanları imara açmayı değil, iyileştirmeyi esas alması gerektiğini hatırlattı.

MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRÜYOR

EGEÇEP, davanın sadece Sığacık için değil, Türkiye genelinde koruma statüsü düşürülmek istenen tüm doğal alanlar için emsal teşkil ettiğini belirtti. Yapılan açıklamada, “Bilim gerçekleri ortaya koymuştur. Hukukun da bilimin gereğini yapmasını umuyoruz” denilerek doğayı koruma kararlılığı yinelendi.

Instagram'da Takip Et
Verified by MonsterInsights