Mazeret Değil, İcraat Üretiyoruz: Kısaağa’dan Sert Mesajlar
Ege’nin “Sakin Şehir” unvanlı incisi Seferihisar, son yıllarda yaşadığı hızlı demografik değişim ve yapılaşma baskısıyla kritik bir eşikten geçiyor. Teos’un tarihi derinliğinden bugünün modern ihtiyaçlarına uzanan bu süreçte, ilçenin makus talihini değiştirecek olan “hizmet odaklı siyaset” anlayışını mercek altına alıyoruz. SeferihisarLife Genel Yayın Yönetmeni Kasım Şahin, AK Parti Seferihisar İlçe Başkanı Serdar Kısaağa ile bir araya gelerek teşkilat yapısındaki köklü değişimden, Ankara destekli devasa yatırımlara kadar ilçenin kaderini belirleyecek tüm başlıkları konuştu. Kısaağa’nın liderliğinde, yerel siyasetin sadece bir temsil makamı değil; ulaşımdan sağlığa, konuttan tarıma kadar Seferihisar ile devletin imkanları arasında kurulan sağlam bir hizmet köprüsü olduğu gerçeği, bu özel röportajın her satırında kendini hissettiriyor.
SİYASETTE LİYAKAT VE SAHA OPERASYONU: “AMATÖR RUHU KORUYORUZ”
seferihisarLife: Sayın Başkan, Seferihisar gibi siyasal bilincin yüksek olduğu, seçmenin her hareketi dikkatle takip ettiği bir ilçede AK Parti İlçe Başkanlığı görevini yürütmek hem büyük bir sorumluluk hem de ciddi bir saha çalışması gerektiriyor. Göreve geldiğiniz günden bugüne teşkilat yapınızda ve saha stratejilerinizde ne gibi temel değişiklikler yaptınız? Toplantılarda veya halkın karşısına çıktığınızda hala o ilk günkü heyecanı taşıyor musunuz?
Başkan Kısaağa: Seferihisar’da siyaset yapmanın temel zorluğu ve aynı zamanda en büyük güzelliği, halkın beklentilerinin çok katmanlı olmasıdır. Biz görevi devraldığımızda, ilk iş olarak mahalle temsilciliklerimizden ilçe yönetimimize kadar tüm kademelerde bir “liyakat ve gönüllülük” esası getirdik. Siyaseti sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir faaliyet olmaktan çıkarıp, süreklilik arz eden bir hizmet mekanizması haline getirmeyi hedefledik.
Heyecan konusuna gelince; evet, her toplantıda, özellikle ilçe danışma toplantılarında o amatör ruhu ve heyecanı hala en derinlerimde hissediyorum. Bu heyecan, Seferihisar halkına daha iyisini sunabilme derdinden kaynaklanıyor. Eğer o heyecanı kaybederseniz, halka dokunamazsınız. Teşkilatımızın her bir ferdi, Seferihisar’ın mahalle mahalle, sokak sokak sorun haritasını çıkardı. Bizim siyaset anlayışımızda “ulaşılabilirlik” en üst perdede yer alır. Vatandaşın derdiyle dertlenmeyen, sadece protokol koltuklarında oturan bir yönetim anlayışını tamamen reddettik. Saha çalışmalarımızda gördük ki, Seferihisar halkı samimiyet bekliyor. Biz bu samimiyeti icraatla birleştirdik. Bugün Seferihisar’da AK Parti denilince akla sadece bir siyasi parti değil, Ankara ile yerel arasındaki engelleri kaldıran bir çözüm merkezi gelmektedir.
ANKARA İLE HİZMET KÖPRÜSÜ: “SEFERİHİSAR’IN PAYINI ALMAK İÇİN KAPILARI ÇALIYORUZ”
seferihisarLife: İktidar partisinin ilçe başkanı olmanın sağladığı bir güç var. Ancak bu gücü yatırıma dönüştürmek her zaman kolay olmuyor. Ankara’daki bakanlıklarla kurduğunuz diyalog nasıl? Seferihisar’ın taleplerini ilettiğinizde karşılık alabiliyor musunuz?
Başkan Kısaağa: Sayın Cumhurbaşkanımızın il ve ilçe başkanlarına yüklediği sorumluluk çok büyüktür. Kamu kurumları bu makamın kıymetini bilir, ancak bir yatırımı ilçeye getirmek sadece istemekle olmaz; iyi bir projelendirme ve sıkı bir takip gerektirir. Seferihisar geçmişte Ankara ayağındaki bu takip noktasında eksik kalmıştı. Biz bu makamı, ilçeye yatırım getirme potansiyeli en yüksek mevki olarak görüyoruz. 81 il ve 950 küsur ilçeden gelen taleplerin arasından Seferihisar’ın payını alabilmesi için milletvekillerimizle ve bakanlarımızla sürekli iletişim halindeyiz. Yakın zamanda yine Ankara’ya giderek ilçemiz için hazırladığımız yeni dosyaları bizzat sunacağım. Seferihisar’ın önündeki 20-30 yıllık sorunları çözecek adımları “azmederek” atıyoruz. Karayolları’ndan TOKİ’ye, Sağlık Bakanlığı’ndan Tarım Bakanlığı’na kadar her kapıyı Seferihisar için çalıyoruz.

İhracat rakamlarındaki tarihi artışa rağmen artan maliyetler nedeniyle ağaç söken üreticilerin durumuna dikkat çeken Kısaağa, “Sadece festival düzenlemekle mandalina kurtulmaz; katma değerli üretim şart,” dedi.
MANDALİNADA İHRACAT REKORU VE ÜRETİCİNİN ÇIKMAZI: “FESTİVALLE SORUN ÇÖZÜLMEZ”
seferihisarLife: Seferihisar’ın en büyük ekonomik damarı mandalina. Ancak son yıllarda mandalina üreticisinin ciddi sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Seferihisar’da ihracat rekorları kırılırken üretici neden ağaç söküyor? Hükümetin bu noktada bir müdahale alımı planı var mı?
Başkan Kısaağa: Seferihisar mandalinası, özellikle de Satsuma çeşidi bizim göz bebeğimizdir. Ancak burada bir tezatlık söz konusu. 2025 yılı verilerine baktığımızda, narenciye ihracat gelirimiz 912 milyon doları aşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Ocak-Kasım 2025 döneminde sadece mandalinadan 615 milyon dolar gelir elde edildi. Irak, Rusya ve Ukrayna en büyük pazarlarımız. Ancak bu makro başarı, küçük üreticinin bahçesine aynı oranda yansımıyor. Girdi maliyetleri; yani gübre, ilaç ve işçilik masrafları o kadar arttı ki, üretici taban fiyatı 2 TL civarındayken ürünün değerini bulamadığını görüyor. Bu durum maalesef bazı üreticilerimizin ağaçlarını sökerek avokado gibi daha karlı alternatiflere yönelmesine neden oluyor.
Bizim bu konudaki çözüm stratejimiz katma değerli üretimden geçiyor. Ürünü sadece dalında satmak yerine; işleyerek, paketleyerek ve markalaşarak dünya pazarlarına sunmalıyız. Tarım ve Orman Bakanlığımız, soğuk hava depoları ve kurutma tesisleri kurmak isteyen müteşebbislere %50’ye varan hibe destekleri sağlıyor. TARSİM üzerinden sigorta kapsamını genişlettik. Müdahale alımı noktasında Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile ilgili beklentileri Ankara’ya iletiyoruz. Ancak yerel yönetimin de bu süreçte elini taşın altına koyması gerekiyor. Sadece festival düzenlemekle mandalina kurtulmaz; üreticinin yolunu yapmalı, pazar imkanlarını iyileştirmelisiniz.
BARINMA KRİZİNE TOKİ NEŞTERİ: “HEDEF EV SAHİBİ OLMAYAN DAR GELİRLİ KALMAMASI”
seferihisarLife: Barınma sorunu Seferihisar’da bir kriz haline geldi. Camikebir TOKİ projesinde son durum nedir? Mart 2026’da teslim edilecek 516 konut dışında, ilçedeki konut açığını kapatacak 2. etap çalışmaları ne durumda?
Başkan Kısaağa: Seferihisar’da emlak fiyatları ve kiralar kontrolsüz bir şekilde arttı. Bu noktada TOKİ, AK Parti’nin ilçedeki en somut başarı hikayesidir. Camikebir Mahallesi 3. bölgede inşa edilen 516 sosyal konutun teslim süreci 21 Ocak 2026 tarihinde başladı ve 9 Mart 2026’ya kadar devam edecek. Bu konutlar radye temel ve tünel kalıp sistemiyle, deprem yönetmeliğine uygun ve yatay mimari prensibiyle inşa edildi. Sadece ev değil; spor alanları, çocuk parkları ve dükkanlarıyla bir yaşam alanı kurduk.
Halkımızın 2. etap beklentisinin farkındayız. “İlk Evim İlk İş Yerim” projesi kapsamında Seferihisar’a ayrılan payı artırmak için çalışıyoruz. Halihazırda kura çekimi tamamlanmış 500 konutluk bir etap daha var ve kapasite artırımı için görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca 146 adet afet evinin yapımı da hızla devam ediyor. TOKİ projelerimizde %20 emekli ve %20 genç kontenjanı ayırarak sosyal adaleti sağlamaya çalışıyoruz. Amacımız Seferihisar’da ev sahibi olmayan dar gelirli vatandaş kalmamasıdır.
SIĞACIK GİRLEN TARTIŞMASI: “BETONLAŞMA DEĞİL, HALKA AÇIK MİLLET BAHÇESİ”
seferihisarLife: Sığacık Girlen mevkii son dönemde büyük bir tartışma konusu. Çevre Şehircilik Bakanlığı ile Belediye arasındaki yetki karmaşası “Millet Bahçesi” projesini nasıl etkileyecek? Belediyenin projesinin durdurulması halkta bir karşılık buldu mu?
Başkan Kısaağa: Girlen mevkii, Seferihisar’ın en değerli kıyı alanlarından biridir ve burayı “ben yaptım oldu” mantığıyla heba edemeyiz. Belediye Başkanı’nın orada başlattığı çalışma, yasal izinler ve planlama eksikliği nedeniyle durdurulmuştur. Biz oraya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onaylı muazzam bir “Millet Bahçesi” projesi hazırladık.
Şu an proje ihale aşamasında. Alanın SİT derecesi, bilimsel veriler ışığında 2. dereceden 3. dereceye (sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı) çevrildi. Bu durum betonlaşma değil, aksine alanın halkın kullanımına açılması için yasal zeminin oluşturulmasıdır. Millet Bahçesi bittiğinde Sığacık’ta ne değişecek? Geniş yeşil alanlar, yürüyüş yolları, kütüphaneler ve sosyal donatılar olacak. Bergama Millet Bahçesi örneğinde olduğu gibi, halkın huzur bulacağı bir alan inşa edeceğiz. Bizim derdimiz yetki gaspı değil; Seferihisar halkının en kaliteli, en modern sosyal donatıya kavuşmasıdır. Belediyenin vizyonsuzluğu ile kaybedilen yılları merkezi hükümetin gücüyle telafi ediyoruz.
SAĞLIKTA DEV YATIRIM: “150 YATAKLI YENİ HASTANE 2026 PROGRAMINDA”
seferihisarLife: Sağlık hizmetleri konusunda vatandaşın ciddi şikayetleri var. Mevcut hastane yetmiyor, insanlar uzman doktor bulamıyor. Ankara’dan yeni hastane veya kapasite artışı için somut bir söz aldınız mı?
Başkan Kısaağa: Sağlık, bizim en hassas olduğumuz alan. Seferihisar Devlet Hastanesi şu an 30-35 yatak kapasiteli ve 60 binlik yerleşik nüfusu, yazın ise 600 binlik hareketli nüfusu kaldırması imkansız. Bu sorunu kökten çözmek için TOKİ bölgesinde 20-24 dönümlük (yaklaşık 20 bin metrekare) bir yer tahsisi aldık. Projemiz 2026 yatırım programına girdi. Bakanlık planında şu an 75 yatak olarak görünüyor ancak ben Ankara’daki görüşmelerimde bu sayıyı en az 150 yatağa çıkarmak için uğraşıyorum.
Ayrıca ilçemize modern bir diyaliz ünitesi ve diş sağlığı merkezi kazandırdık. Bunlar vatandaşlarımızın İzmir merkeze gitme yükünü azalttı. Önümüzdeki süreçte TOKİ bölgeleri, Akarca, Tepecik ve Ürkmez’de olmak üzere toplam 4-5 adet yeni nesil Aile Sağlığı Merkezi (ASM) inşa edeceğiz. Bu merkezler 6-7 doktorluk kapasiteye sahip olacak ve mahalle bazlı sağlık hizmetini en üst seviyeye taşıyacak. Amacımız, Güzelbahçe’den Özdere’ye kadar olan bölgenin sağlık yükünü Seferihisar’da göğüsleyebilmektir.

Ürkmez, Doğanbey ve Payamlı esnafı için hayati önem taşıyan sanayi sitesi projesi, bölge ekonomisini modernize etmeye hazırlanıyor.
ÜRKMEZ-DOĞANBEY ESNAFINA MÜJDE: YENİ SANAYİ SİTESİ YOLDA
seferihisarLife: Ürkmez, Payamlı ve Doğanbey bölgesi esnafı yıllardır bir sanayi sitesi bekliyor. Bu projenin akıbeti nedir? İlk kazma ne zaman vurulacak?
Başkan Kısaağa: Ürkmez-Payamlı-Doğanbey Sanayi Sitesi projesi, bölge esnafımız için hayati bir önem taşıyor. Payamlı Mahallesi, 5188 ada, 1 nolu parsel üzerindeki alanı bu iş için planladık. Şu an burası belediye şantiyesi ve boş alanlardan oluşuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Burası sadece bir dükkan topluluğu değil, yerel üretimin modernize edildiği ve istihdamın arttığı bir merkez olacak. Projenin hayata geçirilmesi konusundaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz; yatırım takvimi ve esnafa sunulacak finansman modelleri üzerinde Ankara nezdinde lobi yapıyoruz.
CITTASLOW KİMLİĞİ VE MODERNLEŞME: “SAKİNLİK BAKIMSIZLIK DEMEK DEĞİLDİR”
seferihisarLife: Seferihisar Türkiye’nin ilk “Cittaslow” şehri. Ancak merkezi hükümetin projeleri bazen bu unvanla çelişiyor gibi görünüyor. “Sakin Şehir” kimliği korunarak Seferihisar nasıl modernleşebilir?
Başkan Kısaağa: “Sakin Şehir” unvanı Seferihisar için bir vizyondur, ancak hizmet üretmemek için bir mazeret değildir. Sakinlik demek bakımsızlık, çukur içindeki yollar veya yetersiz altyapı demek değildir. Bizim turizm vizyonumuzda sürdürülebilirlik vardır. Sığacık Kalesi ve Teos Antik Kenti bizim amiral gemilerimiz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız bu alanların restorasyonu için ciddi bütçeler ayırıyor. Sığacık Marina bir değerdir ancak turizm geliri tabana yayılmalıdır. Biz hem “Sakin Şehir” kimliğini koruyan butik turizmi destekliyoruz hem de halkın ihtiyaç duyduğu modern altyapıyı (TOKİ, hastane, düzgün yollar) inşa ediyoruz. Yerel yönetimin bu kavramın arkasına sığınıp asli görevlerini ihmal etmesine karşıyız.
GENÇLERE TEKNOLOJİ VE SANAT MERKEZİ: “GENÇLİK MERKEZİ İÇİN YER ARAŞTIRILIYOR”
seferihisarLife: Gençlerin Seferihisar’da kalması için sporun ötesinde projeleriniz var mı? Teknoloji ve sanatla buluşacakları bir merkez planlıyor musunuz?
Başkan Kısaağa: Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Eski Bakanımız Sayın Kasapoğlu döneminde sözünü aldığımız bir “Gençlik Merkezi” projemiz var. Şu an yer araştırması süreci devam ediyor. İmam Hatip ve Meslek Lisesi bölgesindeki geniş bir alana bu tesisi kazandırmak istiyoruz. Burası sadece halı sahadan ibaret olmayacak; teknoloji atölyeleri, kütüphaneler ve sanat stüdyolarıyla gençlerimizin kendilerini geliştireceği bir merkez olacak. Ayrıca TOKİ bölgesine bir lise ve ortaokul kazandırılması için de çabalarımız sürüyor.
TRAFİK ÇİLESİNE ÇEVRE YOLU ÇÖZÜMÜ: “ŞEHİR İÇİ YÜK YÜZDE 30 AZALACAK”
seferihisarLife: Yaz sezonunda nüfus 10 katına çıkıyor. Bu altyapı yükü için bakanlıklardan özel bir ödenek talebiniz oldu mu? Özellikle trafik yoğunluğu ilçenin girişinde hayatı felç ediyor. Çevre yolu projesinde son durum nedir?
Başkan Kısaağa: Seferihisar’ın altyapı yükü gerçekten çok ağır. Karayolları Bölge Müdürlüğümüz ile ulaştırma projelerini yakından takip ediyoruz. Seferihisar-İzmir yolu mevcut kapasitenin çok üzerinde. Yolun belirli etaplarında genişletme yaptık ve asfalt kalitesini artırdık, bu projeler %85 oranında tamamlandı. Ancak asıl çözüm çevre yolu. Çevre yolu 2. etap projeleri ve kamulaştırma süreçleri Ankara nezdinde devam ediyor. Bu proje tamamlandığında şehir içi trafik yükünün %30 azalmasını öngörüyoruz. Ayrıca Meslek Lisesi önü ve Akarca mevkisinde iki yeni üst geçit yapıyoruz; bunlar yaya güvenliği için elzem projeler. Kavşak ve sinyalizasyon revizyonlarıyla da akış hızını %15 artırmayı hedefliyoruz.
KÖYLERİN GELECEĞİ VE ÜRETİM: “TARIM ARAZİLERİNİN YAPILAŞMASINA KARŞIYIZ”
seferihisarLife: Köylerde üretim devam edebilecek mi? Gödence, Turgut gibi köylerimiz için Tarım Bakanlığı ile yürüttüğünüz özel bir çalışma var mı? Köy tüzel kişiliklerinin korunması ve üretimin sürmesi için ne yapılmalı?
Başkan Kısaağa: Köylerimiz Seferihisar’ın ruhudur. Bizim önceliğimiz köylünün toprağını terk etmemesi. Tarım Bakanlığımız aracılığıyla mazot, gübre ve ilaç desteklerini her yıl artırıyoruz. Ancak köylerdeki en büyük sorun planlama ve su. Zeytinliklerimizi ve mandalina bahçelerimizi korumak zorundayız. Köylümüzün kooperatifleşmesi için teşvikler sunuyoruz. Tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmasına, “Sakin Şehir” ruhuna aykırı her türlü girişime karşıyız. Gödence ve Turgut gibi köylerimizde üretimin sürmesi için bakanlığımızın sulama ve modern tarım teknikleri konusundaki hibe programlarını köylümüze bizzat anlatıyoruz.

Sığacık Girlen’deki yetki tartışmalarına değinen İlçe Başkanı Kısaağa, Bakanlık onaylı projeyle alanın SİT derecesinin düzenlenerek halkın kullanımına sunulacak modern bir “Millet Bahçesi” olacağını belirtti.
YEREL YÖNETİME ELEŞTİRİ: “BELEDİYE ASLİ GÖREVLERİNİ YAPMAKTA ZORLANIYOR”
seferihisarLife: “Hizmetin siyaseti olmaz” ilkesi kapsamında, yerel belediyenin hangi projelerine Ankara’da kapı açtınız? Koordinasyon ne düzeyde?
Başkan Kısaağa: Bizim için Seferihisar’ın menfaati her türlü siyasi mülahazanın üzerindedir. Belediye’nin hazırladığı ancak kaynak veya yetki sorunu yaşadığı projelerde her zaman yardımcı olmaya hazırız. Ancak burada karşılıklı bir samimiyet gerekiyor. Biz merkezi hükümet olarak TOKİ, hastane ve karayolları projeleriyle ilçeye milyarlarca liralık yatırım getiriyoruz. Belediye ise asli görevlerini; yani yol, temizlik ve çevre düzenlemesini yapmakta zorlanıyor. Seferihisar’ın son 15 yılda beton yığınına dönmesine seyirci kalan bir yerel yönetim anlayışını eleştiriyoruz. Sosyal belediyecilik adı altında halkın temel ihtiyaçlarının halı altına süpürülmesine rıza gösteremeyiz.
TURİZM VE İSTİHDAM: “SEFERİHİSARLI GENÇLER ÖNCELİĞİMİZ”
seferihisarLife: Bölgedeki yat imalatı ve sanayi tesislerinin yerel istihdama katkısını artırmak için bir şartnameniz veya planınız olacak mı? Tersane konusu Seferihisar için ne ifade ediyor?
Başkan Kısaağa: Seferihisar bir deniz şehri ve denizden daha fazla faydalanmalıyız. Yat imalatı ve sanayi, gençlerimiz için büyük bir istihdam kapısıdır. Payamlı’da planladığımız sanayi sitesi bu zincirin önemli bir halkası olacak. Tersane ve benzeri tesislerin yerel istihdama katkı sağlaması için teknik eğitim projelerimizi hayata geçireceğiz. Sanayi Bakanlığımız ile yürüttüğümüz temaslarda, kurulacak tesislerde Seferihisarlı gençlerin çalıştırılması önceliğimizdir.

Seferihisar’daki kontrolsüz kira artışlarına karşı TOKİ hamlesini vurgulayan Kısaağa, Camikebir’deki konutların Mart 2026’ya kadar teslim edileceğini ve yeni etaplar için çalıştıklarını müjdeledi.
DOĞANBEY VE ÜRKMEZ İÇİN TURİZM HAMLESİ: “BETON DEĞİL, BUTİK BÜYÜME”
seferihisarLife: Doğanbey ve Ürkmez bölgesi sanki Seferihisar’ın “üvey evladı” gibi kalıyor. Bu bölgelerin “atıl” kalmaması için turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan edilmesi çalışmaları ne aşamada?
Başkan Kısaağa: Doğanbey ve Ürkmez aksı, Seferihisar’ın turizmdeki geleceğidir. Buraların atıl kalması ilçemiz için büyük bir kayıp olur. Bu bölgelerin turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan edilmesi için bakanlık nezdinde dosyalarımız hazır. Biz buralarda büyük beton oteller değil, doğayla barışık butik turizm ve sağlık turizmi odaklı bir büyüme istiyoruz. Sahil yollarının iyileştirilmesi ve modern bir sanayi sitesinin kurulmasıyla bu bölge Seferihisar’ın yeni çekim merkezi haline gelecek.
SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI: “KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR”
seferihisarLife: Ekonomik süreçler dar gelirliyi vurdu. Seferihisar’daki ihtiyaç sahibi ailelere yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yeni destekleri olacak mı? “Gönül Belediyeciliği” kapsamında ne yapıyorsunuz?
Başkan Kısaağa: Bizim için her bir hemşehrimiz değerlidir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız aracılığıyla devletimizin sıcak elini her ihtiyaç sahibine uzatıyoruz. Sadece nakdi yardım değil; yaşlılarımızın evindeki bir musluğun tamirinden, bir öğrencimizin kırtasiye masrafına kadar her detayla ilgileniyoruz. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” inancıyla, Seferihisar’da hiç kimsenin kendisini yalnız hissetmediği bir iklim oluşturmaya çalışıyoruz. Ramazan sofralarımızdan yakacak yardımlarına kadar her şeyi insan onurunu kırmadan, gizlilikle yürütüyoruz. Siyasetin asıl gayesi insanın hayır duasını almaktır.
KÜRESEL KRİZLER VE YEREL EKONOMİ: “SEFERİHİSAR GÜVENLİ BİR LİMAN”
seferihisarLife: Orta Doğu’daki savaş tamtamları, ABD-İsrail’in İran ile olan gerilimi dünya ekonomisini vurdu. Bu durum Seferihisar’ın yaz turizmini ve mandalina ihracatını nasıl etkiler?
Başkan Kısaağa: Küresel siyasetin yerel ekonomiye yansımaları kaçınılmazdır. Mandalina ihracatımızda Irak ve Rusya çok büyük paya sahip. Bölgedeki huzursuzluk lojistik maliyetleri artırabilir ve pazara erişimi zorlaştırabilir. Ancak Türkiye’nin denge politikası sayesinde biz ihracat kanallarımızı açık tutmaya çalışıyoruz. Turizm noktasında ise Seferihisar, “Sakin Şehir” kimliğiyle güvenli bir liman olarak görülüyor. Bizim turizm potansiyelimiz sadece dış pazar değil, yerli turist noktasında da çok güçlü. Jeopolitik risklere rağmen, yatırımlarımıza ve üretimimize ara vermeden devam edeceğiz.

KISAAĞA’NIN HAYALİ: “İZMİR’İN PARLAYAN YILDIZI BİR SEFERİHİSAR”
seferihisarLife: Serdar Kısaağa olarak, Seferihisar’ın gelecek 10 yılındaki en büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz “imza projeniz” nedir?
Başkan Kısaağa: Benim en büyük hayalım, Seferihisar’ın o kendine has ruhunu koruyarak modern bir şehircilik vizyonuna kavuşmasıdır. “İmza projem” ise Ankara ile Seferihisar arasındaki bu engelleri tamamen kaldırıp, ilçemizi devlet yatırımlarıyla İzmir’in parlayan yıldızı yapmaktır. Sığacık Girlen Millet Bahçesi, modern hastane ve Ürkmez sanayi sitesi benim için sadece birer yatırım değil, Seferihisar’ın geleceğine atılmış imzalardır. Seferihisar halkının huzurla yaşadığı, gençlerin burada gelecek kurabildiği, çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı bir Seferihisar inşa etmek benim en büyük siyasi hedefimdir.
Gerçekleştirdiğimiz bu derinlemesine röportajın verileri açıkça ortaya koyuyor ki; Seferihisar için 2026 yılı sadece bir takvim yaprağı değil, bir şahlanış dönemidir. Serdar Kısaağa’nın liyakati esas alan teşkilat disiplini ve merkezi hükümetin yatırım gücünü sahaya indirme kararlılığı; TOKİ projelerinden modern hastane yatırımlarına, mandalina üreticisine can suyu olacak hibelerden çevre yolu hamlelerine kadar her alanda karşılık buluyor. Yerel yönetimin boşluk bıraktığı noktalarda, halkın yaşam kalitesini önceleyen bu “icraat siyaseti”, Seferihisar’ı sadece İzmir’in bir ilçesi değil, Türkiye’nin parlayan bir yerel kalkınma modeli haline getirmeyi vaat ediyor. Gelecek on yılın planlı ve huzurlu Seferihisar’ı, bugünden atılan bu somut adımlarla, samimiyet ve proje odaklı bir vizyonla inşa ediliyor.
-
İnanç Karabulut: “Kendi insan kaynağımızla dijital devrim yaptık”
-
Eğitimde şiddete hayır: Seferihisar tek ses oldu
-
Hizmet bizden, reklam onlardan! Kısaağa: “Algıya müsaade etmeyeceğiz”
-
Seferihisar Eğitim Sen’den okullarda tırmanan şiddete karşı yapısal çözüm çağrısı
-
Seferiçınar’da, kursiyerlerin fırça darbeleri sergilendi
-
Çin Tankeri ABD Ablukasını Aştı
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
İnanç Karabulut: “Kendi insan kaynağımızla dijital devrim yaptık”Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İnanç Karabulut, Ankara’da düzenlenen BELFOR’da belediyenin kendi imkanlarıyla geliştirdiği yerli yazılımları tanıttı. eTR ödüllü projelerin mimarı olan Karabulut, bu yazılımları belediye şirketi aracılığıyla diğer yerel yönetimlere de sunarak kamu yararına yeni bir gelir modeli oluşturacaklarını açıkladı. -
02
Eğitimde şiddete hayır: Seferihisar tek ses olduSeferihisar’da Eğitim-Sen öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte şiddete karşı insan zinciri oluşturuldu. Başkan İsmail Yetişkin, belediye bünyesindeki eğitimlere 2 gün ara verildiğini açıkladı. -
03
Hizmet bizden, reklam onlardan! Kısaağa: “Algıya müsaade etmeyeceğiz”Seferihisar’da devletin gerçekleştirdiği yatırımları kendi hizmeti gibi sunan mahalle muhtarlarına AK Parti’den yalanlama geldi. Serdar Kısaağa’nın Ankara’daki emeklerine dikkat çekildi. -
04
Seferihisar Eğitim Sen’den okullarda tırmanan şiddete karşı yapısal çözüm çağrısıSeferihisar Eğitim Sen, okullardaki şiddet olaylarının sistem kaynaklı olduğunu belirterek, güvenli eğitim ortamı ve bilimsel politikalar için yetkililere çağrıda bulundu. -
05
Seferiçınar’da, kursiyerlerin fırça darbeleri sergilendiSeferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde 12 haftalık resim eğitimini tamamlayan kursiyerler, hazırladıkları 12 eseri düzenlenen sergiyle beğeniye sundu.

