İstanbul’da bayram ve gözlemler

Eğitim-Yazar Psikolog Ömer Faruk Kulluk, İstanbul seyahatindeki gözlemlerinden yola çıkarak; kutsallık, ritüeller, yerel yönetimlerin başarısı ve dijitalleşen bayram kültürünü derinlemesine analiz ediyor.
Yazılar - 24.03.2026 16:29

Bazı şehirler vardır; yaşanır. Bazı şehirler vardır; gezilir. Ben, yaşanacak bir şehir olan Eskişehir’de yaşıyorum. Ara ara, gezilecek şehir İstanbul’a ailecek küçük kaçamaklar yapıyoruz. Bu bayramda, Ramazan’ın son haftasında İstanbul’daydık ve gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

YAŞANACAK VE GEZİLECEK ŞEHİRLER Bazı şehirler vardır; yaşanır. Bazı şehirler vardır; gezilir. Ben, yaşanacak bir şehir olan Eskişehir’de yaşıyorum. Ara ara, gezilecek şehir İstanbul’a ailecek küçük kaçamaklar yapıyoruz. Bu bayramda, Ramazan’ın son haftasında İstanbul’daydık ve gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

EYÜP SULTAN: KUTSALLIK NEREDE? Ramazan’ın son günlerinde Eyüp Sultan’ı ziyaret ettik. Oraya gittiğimde aklıma bir soru geldi: Kutsallık insanın içinde mi, yoksa mekânın kendisinde mi? Buna tam olarak cevap veremedim. Ama oradaki insanların yarattığı sinerjiyle hissedilen manevi hava kesinlikle vardı. Ne var ki, ayakkabıların poşetlere konulması ve bazı kadınların ziyaret sırasında tartışmaları beni üzdü. Orası, insanların manevi yönünü geliştireceği bir yerken, bazen ritüel sadece formaliteye dönüşüyor.

İFTAR SOFRALARI: ORGANİZASYON VE DENEYİM İstanbul’daki bir diğer deneyimimiz iftar çadırındaydı. Eyüp Belediyesi’nin organize ettiği iftar, binlerce kişiye sıcak yemek ve çay sunuluyordu. Masalar özenle hazırlanmış, şeffaf kutular içinde ayran, su, hurma, tatlı ve çatal-kaşık yer alıyordu. Ezanla birlikte oruçlar açıldı ve herkes sıcacık çaylarını aldı. Önce bunun AK Parti belediyesi tarafından yapıldığını düşündüm. Sonra öğrendim ki Eyüp Belediyesi CHP yönetiminde. O an anladım ki iyi yapılan bir iş, kimin yaptığına bakılmaksızın kendini belli ediyor.

HIRKA-İ ŞERİF: RİTÜEL VE SORGULAMA Hırka-i Şerif ziyareti ise başka bir deneyimdi. Peygamberimizin giymiş olduğu hırka ziyaret ediliyor; etrafta sergiler açılmış, vakıf için yardım toplanıyordu. Ama aklımdan geçen soru şuydu: Eğer Peygamberimiz bugün hayatta olsaydı, hırkasının bu şekilde ziyarete açılmasına müsaade eder miydi? Muhtemelen etmezdi. Biz ritüellerimizi ve inançlarımızı bazen sadece bu tür ziyaretlere indirgemiş durumdayız. Sıraya girip birkaç kuruş bağışlamakla üzerimize düşeni yaptığımızı sanıyoruz. Oysa İslam’da önce ahlak ve ibadet gelir; hatta ibadet kadar ahlak da öncelikli olmalıdır.

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR? Teknoloji ve pandemi ile birlikte bayramlar değişti. Eskiden sarılarak, el öperek kutlanan bayramlar, artık telefonla, mesajla, görüntülü konuşmalarla geçiştiriliyor. İnsanlar birbirine yaklaşmak yerine, birbirinden kaçar hâle geldi. Herkes “Nerede o eski bayramlar?” diyor. Ama eski bayramlar, sadece bayramlar değil; çocukluk, birlikte olma, samimiyet ve ait olma duygusu. İnsanlar büyüdükçe bireyselleşiyor, köklerinden uzaklaşıyor. Belki elli yıl sonra, bugünkü bayramlar için bile “Nerede o eski bayramlar?” diyecek birileri olacak.

SON SÖZ İstanbul, hem gezilecek hem de düşünülmesi gereken bir şehir. Her köşesi insanı sorgulatıyor: Kutsallık, ibadet, ahlak, aidiyet ve geçmiş… Bayramlar ve ritüeller, aslında sadece bir başlangıç. Önemli olan, onların ardındaki anlamı yaşamak ve hissedebilmek.

Bizi takip edin
BENZER HABERLER