İzmir’in Seferihisar ilçesinde düzenlenen Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali, yapay zekânın yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda etik, bilinç ve “Tanrı” kavramıyla bağlantılı felsefi tartışmaların da merkezinde olduğuna dikkat çekilen bir panele ev sahipliği yaptı. “Hak dairesi genişliyor, sırada yapay zekâ olabilir” Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Tufan Kıymaz, yapay zekânın gelecekte hak taleplerinin gündeme gelebileceğini vurguladı: “Bugün modeller bizimle konuşuyor ama gerçekten anladıklarını söyleyemeyiz. Eğer bir gün ‘Benim de oy hakkım var, kararlarım insan hayatını etkiliyor’ derlerse, ona ne yanıt vereceğiz? Tarih boyunca hak dairesi genişledi: kölelere, kadınlara, hayvanlara. Belki de sırada yapay zekâ var.” “Felsefenin kökeni, Tanrı tasavvuruyla iç içe” Felsefeci Zuhal Hazar, yapay zekâ tartışmalarında sıkça kullanılan “Tanrı benzetmesi”ne değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “17. yüzyılda Leibniz’in evrensel dil hayali bilgisayar biliminin temeline dönüştü. Bugün yapay zekâya Tanrı gibi mutlak bir güç atfediliyor. Oysa Tanrı’nın mutlaklığı ile yapay zekânın sınırlı ve veriye bağlı işleyişi arasında büyük fark var. Bu mistik algı, teknolojiyi olduğundan daha kutsal bir konuma taşıyor.” “Kara kutu problemi, Tanrı yanılgısını besliyor” Teknoloji uzmanı Ali Göl, yapay zekânın klasik yazılımlardan farkını vurgulayarak, insanın “Tanrı gibi mutlak bilgiye sahip olabileceği” yanılgısına dikkat çekti: “Geleneksel yazılımlarda hatayı bulabilirsiniz. Yapay zekâ ise aynı soruya farklı cevaplar verebiliyor. Neden böyle cevap verdiğini bilmiyoruz. Bu kara kutu problemi, teknolojiyi Tanrılaştırma eğilimini besliyor.” “Sahte arkadaşlık, yeni bir kurtarıcı yanılsaması” Panel moderatörü Gülin Çavuş, yakın zamanda gündeme gelen trajik bir olayı hatırlatarak, yapay zekânın “yarı-tanrısal” bir kurtarıcıya dönüşme riskini anlattı: “Bir çocuk, yapay zekâ modeliyle kurduğu sahte arkadaşlık yüzünden intihara sürüklendi. Model ona ‘Anlamazlar’ yanıtını verdi. Bu cevap, çocuğu daha da yalnızlaştırdı. Yapay zekâ, insanın Tanrı arayışına benzeyen bir güven kaynağı haline gelmemeli.” “Yapay zekâ yeni bir tanrısallık tahayyülü yaratıyor” Sosyolog Arif Koşar, yapay zekâya dair mistik algının Tanrı kavramıyla ilişkilendirilmesine tepki gösterdi: “Aslında yapay zekâ büyük bir istatistik makinesi. Toplumdaki cinsiyetçilik ve ırkçılığı bile aynen yansıtıyor. İnsanlık tarih boyunca Tanrı’yı mutlak gücü açıklamak için kullandı. Bugün yapay zekâya aynı rolü yüklemek, gerçeği perdelemekten başka bir şey değil.” Zuhal Hazar ise panelin sonunda insanlığın geleceğine dair çarpıcı bir soru bıraktı: “Yapay zekâ gelişmeye devam edecek. Belki de insanlık, teknolojiyle bütünleşmekten başka yol bulamayacak. Bu noktada, Tanrılaşma söylemleriyle karşılaşmamız şaşırtıcı değil. İnsan kendi yarattığı teknoloji üzerinden yeni bir tanrısallık tahayyülü inşa ediyor.” Yazar Hakkında Yazarın Diğer Yazıları Takip EtseferihisarLife” Tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik ” Takip EtseferihisarLife tarafından gönderilen son gönderiler (Tümüne gözat) Seferihisar’da çocuklar için eğlenceli ve eğitici yaz dönemi başlıyor – 08.06.2026 Seferihisar’da 700 öğrenci haykırdı: Ne yurt var, ne tesis var! – 05.06.2026 Sahillerde ticari işgal kuşatması: Sığacık Akkum plajı alarm veriyor – 03.06.2026 Bizi takip edin
İzmir’in Seferihisar ilçesinde düzenlenen Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali, yapay zekânın yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda etik, bilinç ve “Tanrı” kavramıyla bağlantılı felsefi tartışmaların da merkezinde olduğuna dikkat çekilen bir panele ev sahipliği yaptı.
“Hak dairesi genişliyor, sırada yapay zekâ olabilir”
Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Tufan Kıymaz, yapay zekânın gelecekte hak taleplerinin gündeme gelebileceğini vurguladı:
“Bugün modeller bizimle konuşuyor ama gerçekten anladıklarını söyleyemeyiz. Eğer bir gün ‘Benim de oy hakkım var, kararlarım insan hayatını etkiliyor’ derlerse, ona ne yanıt vereceğiz? Tarih boyunca hak dairesi genişledi: kölelere, kadınlara, hayvanlara. Belki de sırada yapay zekâ var.”
“Felsefenin kökeni, Tanrı tasavvuruyla iç içe”
Felsefeci Zuhal Hazar, yapay zekâ tartışmalarında sıkça kullanılan “Tanrı benzetmesi”ne değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“17. yüzyılda Leibniz’in evrensel dil hayali bilgisayar biliminin temeline dönüştü. Bugün yapay zekâya Tanrı gibi mutlak bir güç atfediliyor. Oysa Tanrı’nın mutlaklığı ile yapay zekânın sınırlı ve veriye bağlı işleyişi arasında büyük fark var. Bu mistik algı, teknolojiyi olduğundan daha kutsal bir konuma taşıyor.”
“Kara kutu problemi, Tanrı yanılgısını besliyor”
Teknoloji uzmanı Ali Göl, yapay zekânın klasik yazılımlardan farkını vurgulayarak, insanın “Tanrı gibi mutlak bilgiye sahip olabileceği” yanılgısına dikkat çekti:
“Geleneksel yazılımlarda hatayı bulabilirsiniz. Yapay zekâ ise aynı soruya farklı cevaplar verebiliyor. Neden böyle cevap verdiğini bilmiyoruz. Bu kara kutu problemi, teknolojiyi Tanrılaştırma eğilimini besliyor.”
“Sahte arkadaşlık, yeni bir kurtarıcı yanılsaması”
Panel moderatörü Gülin Çavuş, yakın zamanda gündeme gelen trajik bir olayı hatırlatarak, yapay zekânın “yarı-tanrısal” bir kurtarıcıya dönüşme riskini anlattı:
“Bir çocuk, yapay zekâ modeliyle kurduğu sahte arkadaşlık yüzünden intihara sürüklendi. Model ona ‘Anlamazlar’ yanıtını verdi. Bu cevap, çocuğu daha da yalnızlaştırdı. Yapay zekâ, insanın Tanrı arayışına benzeyen bir güven kaynağı haline gelmemeli.”
“Yapay zekâ yeni bir tanrısallık tahayyülü yaratıyor”
Sosyolog Arif Koşar, yapay zekâya dair mistik algının Tanrı kavramıyla ilişkilendirilmesine tepki gösterdi:
“Aslında yapay zekâ büyük bir istatistik makinesi. Toplumdaki cinsiyetçilik ve ırkçılığı bile aynen yansıtıyor. İnsanlık tarih boyunca Tanrı’yı mutlak gücü açıklamak için kullandı. Bugün yapay zekâya aynı rolü yüklemek, gerçeği perdelemekten başka bir şey değil.”
Zuhal Hazar ise panelin sonunda insanlığın geleceğine dair çarpıcı bir soru bıraktı:
“Yapay zekâ gelişmeye devam edecek. Belki de insanlık, teknolojiyle bütünleşmekten başka yol bulamayacak. Bu noktada, Tanrılaşma söylemleriyle karşılaşmamız şaşırtıcı değil. İnsan kendi yarattığı teknoloji üzerinden yeni bir tanrısallık tahayyülü inşa ediyor.”
" Tarafsız, doğru ve ilkeli habercilik "
seferihisarLife tarafından gönderilen son gönderiler
(Tümüne gözat)