Seferihisar’da 700 öğrenci haykırdı: Ne yurt var, ne tesis var!

İzmir Seferihisar’da bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Necat Hepkon Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri; ilçedeki yurt eksikliği, yetersiz kampüs tesisleri, beslenme sorunları ve ulaşım zorlukları nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Yaklaşık 700 öğrenci, eşit eğitim hakkı adına okulun merkez yerleşkeye taşınmasını talep ederek sosyal medyada kampanya başlattı.
Eğitim - 05.06.2026 15:45

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Necat Hepkon Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, Seferihisar kampüsünde uzun süredir süregelen barınma, ulaşım, beslenme ve altyapı yetersizliklerine karşı adeta isyan bayrağını açtı. Sosyal medya üzerinden “DEÜ Spor Bilimleri Fakültesinde Yaşayamıyoruz!” başlığıyla çığ gibi büyüyen bir kampanya başlatan gençler, üniversitenin merkez yerleşkesindeki geniş imkanlardan mahrum bırakılmalarına tepki göstererek yetkilileri acil çözüme çağırıyor.

Yaklaşık 700 öğrencinin eğitim gördüğü fakültede, gelecekte aynı sıraları paylaşacak arkadaşlarının da benzer mağduriyetlerle boğuşmaması adına talepler tek bir ortak noktada birleşiyor: Okulun acilen merkez yerleşkeye taşınması.

BARINMA KRİZİ KAPIDA: ESKİ MÜFTÜLÜK BİNASI YETERSİZ

Seferihisar genelinde bir devlet yurdunun bulunmaması ve özel yurt alternatiflerinin de neredeyse hiç olmaması, öğrencileri çok ciddi bir barınma çıkmazıyla karşı karşıya bırakıyor. Okul yönetimi tarafından sunulan tek konaklama imkanının ise yalnızca 25 kişilik bir kapasiteye sahip, eski bir müftülük binasından ibaret olduğu belirtiliyor.

Bu son derece sınırlı kontenjanın dışında kalan yüzlerce öğrenci, fahiş kira bedellerine göğüs gererek kendi imkanlarıyla ev tutmaya zorlanıyor. Çözümü İzmir merkezinden her gün kampüse geliş gidiş yapmakta bulanlar ise günün büyük ve değerli bir bölümünü toplu taşıma araçlarında, yollarda tüketiyor.

SPOR FAKÜLTESİNDE FUTBOL SAHASI VE ALTYAPI YOK

Bir spor fakültesi olmasına tezat oluşturacak biçimde, öğrencilerin en çok yakındığı konuların başında antrenman yapacak alan bulamamaları geliyor. Okula ait mevcut tesislerin sadece tek bir kapalı spor salonu, bir yüzme havuzu ve fakülte binası içerisinde yer alan, ancak sportif kriterleri hiçbir şekilde karşılamayan oda tarzı salonlardan ibaret olduğu aktarılıyor.

Buca Tınaztepe’deki merkez yerleşkede her türlü modern sportif tesis ve konforlu barınma imkanı el üstünde tutulurken, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin Seferihisar’da bu mahrumiyet zincirine terk edilmesi büyük tepki çekiyor. Birçok branş için temel altyapının dahi kurulmadığı okulda, derslerin uygun saha bulunamaması nedeniyle çevre ilçelerdeki futbol sahalarında yamalanmaya çalışıldığı ifade ediliyor. İlçede profesyonel düzeyde faaliyet gösteren yakın bir spor kulübünün ya da alternatif tesislerin bulunmaması da çok sayıda gencin spor hayatını noktalama noktasına getirerek kariyerlerini baltalıyor.

BESLENME DESTEĞİ VE KAMPÜS HİZMETLERİ YETERSİZ

Gün boyu yüksek fiziksel efor sarf eden sporcu öğrencilerin düzenli, sağlıklı ve nitelikli beslenme hakları, kampüsteki fiziki imkansızlıklar nedeniyle adeta hiçe sayılıyor. Öğrencilere sabah kahvaltısının ötesinde sıcak yemek alternatifi sunulmadığı iddiaları durumun vahametini artırıyor.

Öğrenci toplulukları ve aileler, merkez kampüsteki imkanlar göz önünde bulundurulduğunda Seferihisar’daki bu tablonun eğitimde fırsat eşitliğini kökünden zedelediğini savunuyor. Yönetimin ve dekanlığın kronikleşen sorunlar karşısında pasif bir tutum takındığını dile getiren öğrenciler, haklı seslerini duyurana dek demokratik mücadelelerini sürdürmekte kararlı olduklarını vurguluyor.

HAYIRSEVER NECAT HEPKON’DAN: “BEN YAPACAĞIMI YAPTIM”

Fakültede baş gösteren bu derin tesis ve altyapı krizinin çözümü için ilçenin en önemli hayırseverlerinden biri olan Necat Hepkon’un kapısının çalındığı, ancak kendisinin yeni ek taleplere sıcak yaklaşmadığı iddia ediliyor. Kampüste kulaktan kulağa yayılan bilgilere göre, okulun mevcut eksiklikleri kendisine rapor edildiğinde Hepkon’un, “Ben yapacağımı yaptım” şeklinde net bir tavır koyduğu öne sürülüyor. İlçeye büyük emekleri geçen hayırsever iş insanına karşı bir mahcubiyet yaşanmasını istemeyen yerel yönetimler ve ilçe kamuoyu formül arayışlarını sürdürürken, öğrencilerin sabrı ve çözüm beklentisi her geçen gün daha da büyüyor.

Bizi takip edin
BENZER HABERLER