Seferihisar’da 2000 yıllık Roma mirası çöplüğe dönüştü

Seferihisar’da 2000 yıllık Roma mirasına sahip olan Karakoç Kaplıcaları; felce ve romatizmaya şifa dağıtmasına rağmen tesisleşme eksikliği, kötü yollar ve çevre kirliliği yüzünden kaderine terk edildi. Sağlık turizmi potansiyeli yüksek olan bölge, acil yatırım bekliyor.
Gündem - 11.05.2026 17:10

Seferihisar’da 2000 yıllık Roma mirası çöplüğe dönüştü: Karakoç kaplıcaları acil yatırım bekliyor

İzmir’in deniz turizmiyle öne çıkan ilçesi Seferihisar, toprağın altında yatan binlerce yıllık şifa kaynağını kaderine terk etmiş durumda. İlçenin 17 kilometre güneydoğusunda, Kavaklıdere köyü yakınlarında yer alan 2000 yıllık Roma mirası Karakoç Kaplıcaları; ilgisizlik, çöp yığınları ve altyapı eksikliği nedeniyle can çekişiyor. Zengin jeotermal kaynakları bünyesinde barındıran Seferihisar’ın termal su potansiyeli Çeşme ve Balçova ilçelerine göre çok daha fazladır. 1993 yılında turizm merkezi, 1995 yılında ise ikinci derecede sit alanı ilan edilen bu değerli alan, yıllardır hak ettiği yatırımı göremiyor.

İHTİŞAMLI TABELALAR VE DERME ÇATMA BARAKALAR

Şifa bulmak umuduyla yola çıkanları, devasa yön tabelalarının aksine haritaların bile yanıldığı bozuk yollar karşılıyor. Yıllar öncesinden kalan Roma dönemi hamam kalıntılarının bulunduğu hedefe ulaşıldığında karşılaşılan manzara büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Tesis adı altında hizmet veren derme çatma iki baraka, etrafa saçılmış plastik çöpler ve hijyenden tamamen uzak bir alan gelenleri karşılıyor. Suya giren bazı kişilerin fosfatlı sabun, şampuan ve peeling ürünleri kullanması yüzünden sular yosun bağlamış ve eşsiz ekosistem geri dönülemez bir zararın eşiğine gelmiş durumda. Alanda hiçbir aydınlatma, bekçi veya güvenlik görevlisi bulunmaması, akşam saatlerinde sadece araç veya telefon ışığıyla aydınlanılabilmesi durumu daha da vahim kılıyor.

TERMAL MERKEZLERLE KIYASLANAMAYACAK KADAR SAHİPSİZ

Karakoç Kaplıcaları’nın içler acısı hali, Türkiye’nin önde gelen termal merkezleriyle kıyaslandığında vizyon eksikliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Samsun Havza veya Bursa İnegöl’deki Oylat kaplıcalarında Karakoç’taki gibi abartılı yön tabelaları bulunmamasına rağmen, o bölgeler gelişmiş tesisleriyle sağlık turizminin parlayan yıldızları konumunda. Karakoç suları, kükürt kokusunu yoğun şekilde barındırmamasıyla banyo kullanımı açısından çok daha ferah bir alternatif sunuyor.

ŞİFASI BİLİNEN METEORİK SULAR

Bölgenin bakımsız haline rağmen yabancı turistler dahi buraya yoğun ilgi gösteriyor. Kaynaktan 64 derece sıcaklıkla çıkan ve pH değeri 6.9 olarak ölçülen termal su, hipertermal grubuna giriyor ve banyo kürü için 40 dereceye kadar düşürülmesi gerekiyor. Bol miktarda sodyum, klorür, karbondioksit ve bikarbonat içeren bu su; fibromiyalji, artrit, felç, kireçlenme ve kronik kas ağrısı gibi rahatsızlıklara derman oluyor. İçme kürü olarak tüketildiğinde ise mide ve bağırsak bozukluklarına iyi geliyor. Kalp krizi riski taşıyanların, kanser, aktif tüberküloz, ileri seviye varis, aktif hepatit hastalarının ve hamilelerin bu sulara girmesi kesinlikle önerilmiyor. Şifa bulmak için suyun içinde en fazla 15-20 dakika durulması ve günde en fazla 2 kez kullanılması gerekiyor.

Seferihisar Kavaklıdere yakınlarındaki 2000 yıllık Roma mirası Karakoç Kaplıcaları, yüksek şifa potansiyeline rağmen altyapı eksikliği ve çevre kirliliği nedeniyle kaderine terk edilmiş durumda.

AYNI VADİDE İKİ AYRI CEVHER

Karakoç Kaplıcaları, aynı vadi içinde sadece 5 kilometre arayla iki ayrı noktadan yeryüzüne çıkıyor. Bunlardan biri Doğanbey yolu üzerinde bulunup iki havuzuyla ücretsiz olarak hizmet verirken; diğeri ise Ürkmez Kavaklıdere yolunda, Roma dönemi kalıntılarının gölgesinde dört havuzuyla yer alıyor ve bu alan ücretli olarak ziyaret ediliyor.

ACİL YATIRIM ÇAĞRISI

Seferihisar’da deniz turizmiyle kaplıca turizmini birleştirmek gibi mükemmel bir fırsat varken, bu doğa lütfunun sahipsiz bırakılması ilçe ekonomisi için büyük bir kayıptır. Doğal ve tarihi dokuya zarar vermeyecek estetik projelerle; temiz tuvaletler, hijyenik soyunma kabinleri ve modern tesisler kurularak bu Roma mirası ayağa kaldırılabilir. Ana yoldaki ihtişamlı tabelaların hakkı verilerek, Karakoç Kaplıcaları hak ettiği hijyenik, güvenli ve turizme yakışır standartlara acilen kavuşturulmalıdır. 

Bizi takip edin
BENZER HABERLER