Ankara’nın ilçesinde yaşanan olay, hepimizin yüreğini ağzına getirdi. Bir baba, henüz üç yaşındaki çocuğunu elinde bıçakla camdan sarkıttı. Uzun süren ikna çabalarına rağmen sonuç alınamayınca polis müdahale etmek zorunda kaldı. Baba yaralı olarak etkisiz hâle getirilirken, çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Fiziksel yaralar belki zamanla iyileşir. Ancak üç yaşındaki bir çocuğun yaşadığı korku ve travmanın izlerini silmek o kadar kolay değildir.
İnsan ister istemez soruyor: Bir baba, kendi evladını nasıl böyle bir tehlikenin içine atabilir? Anne ve babalar çocuklarının bir tırnağına zarar gelmesin diye çırpınırken, böylesine bir olay vicdanları derinden yaralıyor.
Bu olay sadece bir asayiş haberi değildir. Aynı zamanda öfke kontrolü, ruh sağlığı ve aile içi sorunların ne kadar ciddi sonuçlara yol açabileceğinin acı bir göstergesidir. Son yıllarda benzer haberleri daha sık duymamız ise ayrıca düşündürücüdür.
Sevindirici olan, çocuğun hayatta olması ve sağlık durumunun iyi olmasıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bazı yaralar gözle görülmez. O küçük çocuk, yaşadığı korkuyu ve travmayı uzun yıllar boyunca taşıyabilir.
Umarız bundan sonraki süreçte hem çocuğun psikolojik iyileşmesi sağlanır hem de bu olay, toplum olarak aileyi, merhameti ve ruh sağlığını yeniden düşünmemize vesile olur.
Çünkü insanın aklına aynı soru geliyor:
Böyle baba mı olur?
- Böyle baba mı olur? - 09.06.2026
- Son düzlükte panik değil, doğru strateji kazandırır - 02.06.2026
- Bayram geliyor… - 26.05.2026