Ecdat güzellemesinden devlet aklına asafnâme aynası
Sarayda yetişmiş; sancakbeyliği, beylerbeyliği ve nihayet 1539-1541 yılları arasında Sadrazamlık yapmış; sert mizaçlı, rüşvete karşı tavizsiz ve disiplinli bir devlet adamı olarak nam salmıştır.
Tarih, felsefe ve din konularında yaklaşık 20 eser vermiş, Arnavut asıllı üretken bir devlet adamıdır.
Asafnâme, Osmanlı devlet idaresi, bürokrasisi ve siyaset felsefesi üzerine yazılmış en önemli siyasetnâme türü eserlerden biridir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Şah Sultan ile evlenen Paşa, bazı ailevi nedenlerden ötürü görevinden azledildikten sonra, bugün Yunanistan’ın kuzeydoğusunda, Batı Trakya bölgesinde yer alan Dimetoka’daki çiftliğine çekilmiştir. Burada, devlet yönetiminde gördüğü aksaklıkları ve edindiği tecrübeleri gelecek nesillere rehber olması amacıyla kaleme almıştır. Eserin isminin, Hz. Süleyman’ın bilge veziri Asaf b. Berahya’dan mülhem olduğu bilinir.
Evet, geçen haftaki yazımda ince bir temasla alıntı yaptığım Lütfi Paşa’dan ve onun devlet yönetimi üzerine kaleme aldığı o kıymetli eseri Asafnâme’den bahsediyorum. Lütfi Paşa, eserini dört ana bölüm üzerine kurmuştur. Kendi ifadesiyle Asafnâme’yi şöyle takdim eder: Sultan Süleyman Han, bu hakire vezaret-i uzma ferman buyurduğunda; bazı adab-u erkânın ve kanun-ı divan-ı hümayunun evvel gördüklerime muhalif ve perişan olduğunu gördüm. Benden sonra bu hizmete gelecek karındaşlarıma yadigâr olsun diye bu risaleyi telif edip ismini ASAFNÂME koydum.
Lütfi Paşa’ya göre sadrazam; dürüst, rüşvete kapalı, kimsenin etkisi altında kalmayan ve padişaha doğruları söylemekten çekinmeyen biri olmalıdır. Bir sadrazam, padişahın her dediğine evet diyen bir tasdik memuru değil, gerektiğinde doğruyu söyleyen bir danışman olmalıdır. Ayrıca devlet sırlarının mahrem olduğunu ve bunların en yakınlarla bile paylaşılmaması gerektiğini öğütler. Ordunun kalabalık olmasından ziyade, talimli ve itaatkâr olmasının savaşı kazandıracağını savunur. Paşa, Denizlere hâkim olmayan, karalara hâkim olamaz diyerek Osmanlı’nın deniz gücünü artırması gerektiğini önemle vurgular.
Hazine yönetiminin önemini anlatırken, devletin gelir ve gider dengesini bozmaması gerektiğini, israfın bir devleti çökertecek en büyük tehlike olduğunu belirtir. Lütfi Paşa’ya göre bir devletin çöküşü ekonomiyle başlar ve bu konuda çok katı kuralları vardır: Harcama, gelirden fazla olmamalıdır. Devletin bekasının halkın huzuruna bağlı olduğunu vurgular. Memurların halka zulmetmesini önlemek ve adaleti mülkün temeli yapmak üzerinde durur. Hak etmeyen kişilere, sırf hatır-gönül ilişkisiyle makam ve maaş bağlanmasını devletin temeline konulmuş bir dinamit olarak görür. Ehline verilmeyen her görevin, sadece o kurumu değil, bütün devlet hiyerarşisini bozacağını söyler.
Özetle Lütfi Paşa’nın dönemi, devlet mekanizmasındaki yozlaşmaya karşı yaşanmışlıklardan çıkarılmış düsturlarla bir restorasyon çabasıdır. Paşa; rüşvetin adının bazen sadakat, bazen tanıdık, bazen de ideolojik ortaklık olarak değiştirildiği her dönemde, o keskin kalemini işi ehline vermeyenlere dokundurur. Ona göre makamlar birer ganimet değil, emanettir. Bürokratın vatandaşı bir emanet olarak değil de bir dosya numarası veya siyasi sicil olarak görmesini en büyük yanlışlık kabul eder. Devletin dini adalettir düsturu Asafnâme’nin ruhudur.
Tarihi dizilerle ve hamasi söylemlerle ecdat güzellemesi yapanlar, samimi olmayan güzellemeleri alkışlayanlar, Biz ki anlı şanlı Osmanlının diyenler, menfaat için çabalayan sahte geçmiş seviciler, övücüler keşke tozlu raflardaki Asafnâme’yi bir kez olsun idrak ederek okusalar. Okumuş olsalardı; devletin, erdemin şatafatlı binalarla veya protokol kalabalığıyla değil; adaletle, liyakatle ve vicdanlı adımlarla korunabileceğini görürlerdi. Asafnâme’den bugüne sarkan o can alıcı soru hala güncelliğini korur. Asafnâme’nin aynasına bugün bakacak olsak, yüzlerimiz ne şekilde görünür acaba?
Vesselam…
- Hoşça bak zâtına… Âfak ve enfüs derinliğinde secde çıkışı - 03.06.2026
- Yeni nesil bir kriz - 26.05.2026
- Şahsi ikbal takası mı? - 19.05.2026
-
Hoşça bak zâtına… Âfak ve enfüs derinliğinde secde çıkışı
-
Sahillerde ticari işgal kuşatması: Sığacık Akkum plajı alarm veriyor
-
Başkan Serdar Kısaağa: Eğitime yapılan yatırım geleceğe yatırımdır
-
Ürkmez’de çocuklar için sanat, spor ve eğlence dolu bir yaz başlıyor
-
Son düzlükte panik değil, doğru strateji kazandırır
-
Bayram geliyor…
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Hoşça bak zâtına… Âfak ve enfüs derinliğinde secde çıkışıModern çağın getirdiği manevi kayıtsızlık ve apateizm akımına karşı, kâinat nizamını fen bilimleri ışığında okuyarak vicdan ve aklı secde derinliğinde buluşturan bir manifesto. -
02
Sahillerde ticari işgal kuşatması: Sığacık Akkum plajı alarm veriyorSeferihisar Sığacık Akkum Halk Plajı’nda ticari işletmelerin sahil şeridini şezlonglarla işgal etmesi vatandaşların büyük tepkisine yol açarken, Kıyı Kanunu sahillerin halka ait olduğunu söylüyor. -
03
Başkan Serdar Kısaağa: Eğitime yapılan yatırım geleceğe yatırımdırAK Parti Seferihisar İlçe Başkanı Serdar Kısaağa, Seferihisar Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’nun faaliyetlerine tam destek verdiklerini belirterek kurumun ilçenin sosyal dokusuna büyük değer kattığını söyledi. -
04
Ürkmez’de çocuklar için sanat, spor ve eğlence dolu bir yaz başlıyorÜrkmez Kültür Sanat ve Spor Merkezi’nde çocuklar için hazırlanan 18 farklı branştaki yaz kursu kayıtları 8 Haziran’da başlıyor. Sanat, spor ve kişisel gelişim atölyelerini içeren kurslar 6 Temmuz’da kapılarını açacak. -
05
Son düzlükte panik değil, doğru strateji kazandırırLGS ve YKS öncesi son düzlükte panik yapmak yerine doğru stratejileri uygulamak kazandırır. Eğitim-Yazar Psikolog Ömer Faruk Kulluk’tan öğrencilere hayat kurtaran 7 hap öneri.






