Eğitimde güvenlik mi, güvenlikte eğitim mi?
Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve toplum olarak derinden sarsıldığımız olayların ardından, okullarda alınması gereken güvenlik tedbirleri üzerine sosyal medyada bir paylaşım yaptım. Eğitimci ve veliler başta olmak üzere birçok duyarlı insanımız görüşlerini dile getirdi. Ortaya çıkan tabloyu bir “beyin fırtınası” olarak görüyor, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
Bu süreçte üç temel çıkarım dikkat çekti.
İlki, belki de en önemlisi: Eğitimin tüm paydaşları, öğrencileri sadece akademik olarak değil; sevgi, saygı ve değerler ekseninde yetiştirme sorumluluğunu daha güçlü hissetmelidir. Çünkü güvenlik, yalnızca fiziki önlemlerle değil; insanın iç dünyasında inşa edilen değerlerle de sağlanır.
İkinci olarak, toplumun önemli bir kesimi okullarda daha görünür güvenlik önlemleri talep etmektedir. Okul girişlerinde özel güvenlik görevlilerinin bulunması ve giriş-çıkışların kontrol altına alınması, hatta X-ray cihazlarının kullanılması yönünde güçlü bir beklenti oluşmuştur. Bu talep, aslında bir korkunun değil, bir korunma arzusunun ifadesidir.
Üçüncü olarak, okul çevrelerinde güvenlik güçlerinin — bölgenin şartlarına göre polis ya da jandarma — daha aktif devriye gezmesi gerektiği yönünde ortak bir kanaat ortaya çıkmıştır. Bu da okulun sadece bina içinde değil, çevresiyle birlikte güvenli bir alan olması gerektiğini göstermektedir.
Ancak tüm bu tartışmaların içinde beni üzen bir durumla da karşılaştım. Fikirler üzerinden konuşmak yerine, şahsıma yönelik ithamlar yapıldı. “Eğitimci değilsin”, “inançsızsın” ya da “şu zihniyettensin” gibi etiketlemelerle karşılaştım. Oysa mesele ne benim kimliğim ne de bir başkasının siyasi görüşüdür.
Şu gerçeği unutmamalıyız: Eğitimde feda edilecek tek bir çocuk yoktur. Adında “milli” ifadesi bulunan Milli Eğitim Bakanlığı, tüm toplumun ortak değeridir. Eğitim, hiçbir siyasi görüşün tekelinde değildir; olmamalıdır da. Bu mesele, siyasi tartışmaların ötesinde, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Toplumu rahatlatacak güvenlik önlemleri ile çocuklarımızın ruhunu besleyecek eğitim anlayışını birlikte düşünmek zorundayız. Çünkü biri olmadan diğeri eksik kalır. Katkı sunan, düşünen, eleştiren herkese teşekkür ederim. Asıl ihtiyacımız olan şey; ayrışmak değil, çocuklarımız için ortak bir akılda buluşabilmektir.
- Eğitimde güvenlik mi, güvenlikte eğitim mi? - 28.04.2026
- Ateş düştüğü yeri yakıyor: Sorumluluk hepimizin - 21.04.2026
- Kadın Rolü, Erkek Gerçeği: Bir “İş”in İç Yüzü - 14.04.2026
-
Seferihisar’ın robot şampiyonları Roma yolcusu
-
Sehayder’den Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaret
-
Metehan Asar dünya şampiyonası yolunda
-
Eğitimde güvenlik mi, güvenlikte eğitim mi?
-
Merhamet dünde mi kaldı?
-
Seferihisar’da sahne heyecanı: Skeç-i Hisar 4 geliyor
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Seferihisar’ın robot şampiyonları Roma yolcusuAntalya’da 21 ülkenin katılımıyla yapılan Avrasya Robot Olimpiyatları’nda Seferihisar Semiha İrfan Çalı MTAL öğrencileri şampiyonluk ve ikincilik kazanarak Roma’daki Dünya Şampiyonası biletini aldı. -
02
Sehayder’den Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaretSEHAYDER, Seferihisar Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek sokak hayvanlarının durumu ve yeni hayvan yasası hakkındaki görüşlerini paylaştı. -
03
Metehan Asar dünya şampiyonası yolundaTürkiye Yelken Şampiyonası’nda 3. olan Seferihisarlı milli sporcu Metehan Asar, Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor. Başkan İsmail Yetişkin, genç sporcuyu ziyaret ederek tam destek sözü verdi. -
04
Eğitimde güvenlik mi, güvenlikte eğitim mi?Okullarda güvenlik tartışmalarını ele alan Ömer Faruk Kulluk, fiziki önlemlerle değerler eğitiminin harmanlanması gerektiğini ve eğitimin siyaset üstü tutulmasının önemini vurguluyor. -
05
Merhamet dünde mi kaldı?Eğitimci-Yazar Hasan Fayda, cenaze törenindeki ayrımcılığı merhamet ve adalet ekseninde sorguluyor. Kadim değerlerin bürokraside boğulmasını ve ‘suçun şahsiliği’ ilkesinin ihlalini eleştiriyor.






